Yaban hayatının büyük tehdit altında olduğunu dile getiren DOKU Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Göksal Çidem, insanoğlunun yaşam alanı adı altında yaban hayatını tehdit etme sınırını çoktan geçtiğini dile getirdi.
DOKU Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Göksal Çidem, 3 Mart Dünya Yaban Hayatı Günü dolayısıyla yazılı basın açıklaması yaparak; "Her canlının yaşam hakkı kutsaldır" dedi.
"Yok edilen türlere dikkat çekmek için ilk kez 2014..."
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 3 Mart’ı Dünya Yaban Hayatı Günü ilan ettiğinin altını çizen DOKU Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Çidem, "Aynı ekolojiyi paylaştığımız dağda, ormanda, suda yaşayan canlıların günü. Dünyamızda var olan canlı türlerinin yok oluşuna dikkat çekmek, korumak ve farkındalık yaratmak için 2014 yılında ilk defa kutlandı. Özellikle 3 Mart’ın yaban hayatı günü ilan edilmesi anlamlı. Çünkü, Nesli Tehlike Altında Olan Yabani Hayvan ve Bitki Türlerinin Uluslararası Ticaretine İlişkin Sözleşmesi’nin (CITES) 1973 yılında 3 Mart’ta imzalandı" dedi.
"Azgın azınlığın işgali"
Yaban hayatının yok edilişini sessizce getireceği felaketin beklendiğinin altını çizen Başkan Çidem, "Ancak günümüzde azgın bir azınlığın oluşturduğu, doğadaki işgal kuvvetleri yaban hayatını yok ediyor.
Yaban hayatının varlığını sürdürmeye çalıştığı yer onların dünyası. Yaşam alanı. Domuzun, sincabın karıncanın, kurdun, kuşun evi.
Biz ise onların evlerini başına yıkıyoruz. Bilinçsizce, acımasızca yapılan avcılık, vahşi madencilik ve plansız enerji sektörü yatırımları ile katlediyoruz. Istrancaların ortasında orman içinde kurulan RES (Rüzgar Enerji Santralleri) ve orman derinliklerinde gördüğümüz 'dikkat kamyon çıkar' 'dikkat iş makinesi çıkar' yerde gördüğümüz tabelalara rastlıyoruz" sözlerini ifade etti.
"Domuzlar pazara mı indi?"
Şehirlerin yaban hayatını kenara sıkıştırdığının altını çizen Başkan Çimde, " Yaban hayatının yaşam alanlarında olmaması gereken faaliyetler yaban hayatını olumsuz etkiliyor. Yaban hayatı sahipsiz. Sermayesi yok. Söz hakkı yok. Basını yok.TV si yok. İnsanoğlunun doymak bilmeyen aç gözlülüğü, vicdansızlığı onları güçsüz bırakıyor. Yaşam alanlarını savunacak güçleri yok.
TV haberlerinde domuzların Kırklareli’de pazara, İstanbul’da boğaza gittiğini izliyoruz. Gitmesinde ne yapsın. Sermaye dağa çıkınca, domuzlar boğaza ve pazara indi.
Haberlerde ve yorumlarda insanımız hala 'Domuzun pazarda, boğazda ne işi var?' diyor.
Ne yapsın. Senin evini başına yıksalar, evinin içinde dinamitler patlasa, bahçende iş makinaları ve kamyonlar dolaşsa sen ne yapardın?" ifadelerini dile getirdi.
DOKU Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Çidem açıklamasında şu ifadeleri dile getirdi; "Günlük çıkarlar uğruna yok ettiğimiz yaban hayatın mensuplarını sirklerde, akvaryumlarda ve hayvanat bahçelerinde görebiliyoruz.. Ne yazık ki, Onlar eziyet çekerken, keyifle izlemeye devam ediyoruz. Bir anlık empati yapalım. Biz kafeste onlar tribünde. Oldukça iç acıtıcı değil mi?
Bulgaristan sınırına AB mülteci göçünü önlemek için 4-5 metrelik jiletli-dikenli teller çekti. AB kendi sınırlarının güvenliği için diyor. Ancak, yaban hayvanları binlerce yıldır üremek, kış uykusuna yatmak, beslenmek, su içmek ve yaşamak için kullandıkları güzergah bir anda kapatıldı. Karşıya gidemeyenlerin feleği şaştı. Sözde insan ve hayvan haklarını savunan Avrupa, Istrancalar’da ki doğal yaşamı yok saydı. Mülteciler bir şekilde geçmek için yol buluyor. Ya yaban hayvanları? Doğal yaşamın ortasına AB tarafından finanse edilerek yapılan öldürücü bariyer karada ki yaban hayatını yok ediyor. AB yaban hayatını
"Öldürüyor"
AB bunu yaparken biz ne yaptık? Istrancalar tüm Palaearktik bölgenin ana kuş darboğazlarından üzerindedir. Bu nedenle, bölgede rüzgâr santralleri inşa edilmesi tüm biyocoğrafya bölgesindeki avifaunayı çok ciddi olarak etkileyerek olumsuz sonuçlar doğuracağı bilimsel raporlar ile sabit iken, onlarca kurulan, yüzlerce planlanan RES var.
İletim hatları kuşları yok sayarak planlanınca, leylekler ve nesli tehlike altında olan şah kartallar ölüyor. Aslında öldürülüyor. Ölenlerde tahnit yapılarak gelecek nesillere 'Bakın bir zamanlar göklerin kralları bu bölgede yaşıyordu' diyeceğiz.
Istrancalar’da planlanan ve var olan RES sayısı yaklaşık bin adet. Hepsi gerçekleşirse, kuşlara uçacak gökyüzü, konacak dal kalmayacak. Plansız yapılaşmayla zaten karada yaşayanların yaşam alanları da her geçen gün daralıyor.
Ne havada, ne karada yaşama şansı bırakmadığımız yaban hayatı gününü kutlamaktansa, Bir an önce onları korumak ve yaşatmak için gerekeni yapmak, insan olmanın gereğidir.
Son yıllardaki düzensiz göçmen sorunu ülke ya da ülkelerin sorunu değil. bütün insanlığın sorunudur. Bu sorunu insani olmayan yöntemlerle (örneğin ülkeler birbirlerinin sınırına yüksek duvarlar, jiletli dikenli teller)çözmeye çalıştıklarında bunun diğer hayvan popülasyonlarına yansıması acımasız ve geri dönüşümsüz olabilmektedir.
Bir hayvanın veya hayvan grubunun yiyecek veya eş aramak için düzenli olarak üzerinde seyahat ettiği ve komşu hayvanlar veya aynı türden gruplarla örtüşebilecek bir yaşam alanı vardır.
Hayvanlar bu alanı binlerce yüzbinlerce yıldır kullanmaktadır ve bu alandaki davranışlarını hareketlerini çoğunlukla içgüdüsel olarak gerçekleştirirler, yani gen kontrollüdür. Bu alanlardaki insani faaliyetleri (yollar, otobanlar, yerleşim yerleri, sanayi aktiviteleri, ülke sınırlarını çizme-koruma amaçlı dikenli – jiletli teller, yüksek duvarlar v.b.) maalesef hayvanların yapmak zorunda oldukları bu hareketleri engeller. Sonuçta otobanlarda ezilmeler, yerleşim alanlarında, sınır boylarında yaralanmalar-ölmeler gerçekleşmektedir.
Hayvanların hiçbir suçu yokken insanların bu faaliyetleri maalesef habitatlarını parçalayarak onların beslenme ve üreme faaliyetlerine zarar vermekte, o hayvan türünün popülasyonlarının izole olmasına dolayısıyla iç döllenmenin artmasına ve sonuç olarak genetik çeşitlilikte azalmaya yol açarak popülasyonlarının azalıp yok olmalarına neden olmaktadır. Son yıllarda bunu engellemek için çeşitli yöntemler uygulanmaya başlanmış ve ekolojik koridor-yeşil koridor – yaban yaşamı koridoru gibi insani faaliyetleri veya yapıları ile ayrılmış yaban hayatı popülasyonlarını birbirine bağlayan habitat alanları oluşturulmaya çalışılmakta, böylece o alanlardaki hayvan popülasyonlarının korunması amaçlanmaktadır. Türkiye-Bulgaristan sınır hattı boyunca hayvanların izledikleri rotalar ortaya çıkarılırken aktif geçiş rotalarında bu şekilde yaban yaşamı koridoru-yeşil koridor ya da ekolojik koridorlar yapılması biyoçeşitliliğimizi korumak açısından önemli bir adım olacaktır. Her canlının yaşam hakkı kutsaldır." (Ş.Kenar)
NE ARAMIŞTINIZ ?
ÇOK OKUNANLAR
-
Lüleburgaz Belediyesi 35. Uluslararası 23 Nisan Çocuk Şenliği Etkinlik Programı
12 Nis 2026 -
İletişim Başkanı Duran: “Türkiye, bölgemizde ve dünyadaki tüm krizlerde tarihin doğru tarafında yer aldı”
09 Nis 2026 -
İletişim Başkanı Duran: “Ülkemiz “Güvenli Liman Türkiye” olarak anılıyorsa bu, insanlığı önceleyen duruşumuzun neticesidir”
04 Nis 2026 -
Ankara’da “NATO’nun Ankara Zamanı: Dayanıklı Bir İttifak İçin Stratejik Konumlanma” Panel Programı Düzenlendi
10 Nis 2026 -
Trakya Üniversitesi’nde “Profesyonel İmaj Ve Dijital İtibar: Lınkedın’de Öne Çıkma” Eğitimi Gerçekleşti
01 Nis 2026 -
“Bugün Türkiye, kendi semalarını koruyan, kendi platformlarını donatan, kendi mühimmatını geliştiren bir ülkedir”
08 Nis 2026
ÇOK YORUMLANANLAR
-
Edirne’de Bahar Sanatla Geliyor: Akm Mayıs Programı Açıklandı
28 Nis 2026 -
Emine Erdoğan, 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü’nün yıl dönümünde video mesaj yayımladı
30 Mar 2026 -
Lüleburgaz 2. Tiyatro Festivali başladı
30 Mar 2026 -
Trakya Üniversitesi’nde Gençlerin Uzay Vizyonu Sahneye Çıktı
30 Mar 2026 -
Kavaklı Mezarlığında Neler Değişti?
30 Mar 2026 -
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi Başkanı Beçiroviç ile görüştü
31 Mar 2026
Son Yorumlar
- \"KIRMIZI BUĞDAY AYRILMIYOR\": Teşekkürler Uşaktan selamlar doğrusunu öğrendim nihayet...
- Babaeski Kartalları’nda yeni yönetim belli oldu: Bu adamlar ne işe yapar yönetim de mütahit mi fabrika çalışanı mı...
- Yesilyurt Gazetesi sahibi Elmas Cankurt, oglunu evlendirdi: Heyy gidi rahmetli kadir gökçe belediye başkanıyken belediye salonundaki mütavazi düğünümüze davet e...


Bu Habere Henüz Yorum Yapılmadı. İlk Sen Ol