Seçime girecek partilerin dikkatine!

Türkiye Insaat Mühendisleri Odasi, dün saat 11:00’da tüm Türkiye’de eszamanli olarak bir basin açiklamasi yapti. “Genel Seçime Giderken Insaat Mühendisleri Odasi’nin Talepleri” basligiyla kamuoyuna sunulan açiklamayi ilimizde IMO Kirklareli Temsilcisi Isa Ataç gerçeklestirdi.
Temsilci Yardimcilari Ihsan Gürpinar, Haydar Pinarbasi, Rüstü Kirkan ve Burak Özsahin’in de katildigi basin açiklamasinda Isa Ataç, açiklamanin 81 il ve temsilcilik olan ilçelerde ayni anda yapildigini kaydetti. Ataç, 85 binden fazla üyesi bulunan odalarinin seçimlerde iktidara talip olan tüm siyasi partilere çagrida bulundugunu belirterek, talepleri sira-ladi. Basin açiklamasinda ülke gündemindeki çok sayida durum elestirilerek bunlarin düzeltilmesi gerektigi ifade edildi. Bunun yanisira özellikle TOKI’lerin yapi Denetim Yasasi çerçevesinde denetlenmesinin sart oldugu belirtildi. Açiklamada dile getirilen en önemli konu egitim sistemindeki sorunlarin çözülmesi yönünde oldu. Ayrica 3458 sayili Mühendislik ve Mimarlik kanunun yeniden düzenlenmesi gerekmektiginin alti çizildi. Isa Ataç tarafindan kamuoyuyla paylasilan basin açiklamasinda su cümlere yer verildi: 
Sorunlar, ortak bir kaynaktan besleniyor
“Güncel sorunlari birbirinden farkli olsa da, Türkiye'de emegiyle geçinen kesimlerin sorunlari ortak bir kaynaktan besleniyor. Bu kaynak, 24 Ocak 1980 kararlariyla gündemimize giren ve son 30 yildir iktidara gelen tüm hükümetler tarafindan uygulanan neo-liberal politikalardir. Ulus ötesi sermaye gruplarinin, uluslararasi egemen güçlerin dayatmasi ile özellestirme, kuralsizlastirma, piyasalastirma, güvencesizlestirme gibi biçimlerle hayatimiza giren bu politikalar, bir yandan kamusal mal ve hizmetlerin, sosyal haklarin tasfiyesine, egitimden sagliga kadar bütün haklarin parali hale getirilmesine diger yandan da emekçilerin haklarinin gasp edilmesine yol açmistir.
Taleplerimizi açiklamak bir hak ve görevdir
Ülkemiz, 12 Haziran 2011 tarihinde yapilacak olan genel seçim sürecine girmis bulunmaktadir. Ülke yönetimine aday olan mevcut hükümet ve diger siyasi partiler seçim atmosferine girmis ve yönetime gelmeleri durumunda yapacaklari icraatlar üzerine açiklamalarda bulunmaktadirlar. 85 bini askin üyesiyle ülkemizin en büyük meslek örgütleri arasinda yer alan Insaat Mühendisleri Odasi, mesleki ve toplumsal sorumluluklari geregi genel seçim öncesi mesleki alaninda yasadigi sorunlarla ilgili taleplerini Türkiye'nin yönetimine aday olan siyasi partilere ve kamuoyuna açiklamayi bir hak ve görev saymaktadir.
Yanlis politikalar sorunlari beraberinde getiriyor 
Odamiz üyesi meslektaslarimiz siyasi iktidarlarin, kamu yatirimlari ve buna bagli istihdam politikalari basta olmak üzere, Torba Yasa, 657 Sayili Devlet Memurlari Kanunu, Hizmetlerin Ticareti Genel Anlasmasi (GATS), TOKI, Yapi Denetim Yasasi, Isçi Sagligi ve Is Güvenligi mevzuati, Kamu Ihale Kanunu, üniversitelerdeki egitim kalitesi, teknoloji fakültelerinin kurulmasi ve benzer konulardaki yanlis politikalarindan kaynakli sorunlar yasamaktadir.   
Odamizin bahsi edilen konulara iliskin tespitleri ve talepleri söyledir:
Kamu yatirimlarina daha fazla pay
Kamu yatirimlarina bütçeden ayrilan pay 1980'li yillardan bu yana yaklasik yüzde 15 dolaylarinda daralma göstermistir. Kamu yatirimlarina bütçeden ayrilan payin düsürülmesi ülkemiz ekonomisinin lokomotif sektörlerinden olan insaat sektöründe durgunluga ve dolayisiyla Türkiye ekonomisinde küçülmeye sebep olmaktadir. Ülkemizin gelisimine ön ayak olan kamu yatirimlarina ayrilan pay yeniden gözden geçirilmeli ve bu alanda belirlenen politikalarin ekonomimizde ve sektörümüzde yarattigi tahribatlar göz önünde bulundurularak kamu yatirimlarina bütçeden ayrilan pay artirilmalidir.
Meslektaslarimiz özel sektörde ‘ucuz isgücü’ olarak görülmemeli
Siyasal iktidarlar her geçen gün kamuda istihdami azaltirken buna karsilik özel sektörde istihdamin önünü açmaktadirlar.  Istihdam politikalarinda yasanan bu temel degisim meslektaslarimizin özel sektörde "ucuz isgücü" olarak görülmesine zemin hazirlamaktadir. Ülkemizin en saygin mesleklerinden biri olan insaat mühendisligini icra eden meslektaslarimizin kamu istihdaminda yaratilan daralma nedeniyle yasadiklari sorunlar siyasal iktidarlarca derhal yeniden gözden geçirilmeli, kamuda istihdam artirilmali, meslektaslarimizin özel sektörde "ucuz isgücü" olarak degerlendirilmemeleri için gerekli olan yasal düzenlemeler hayata geçirilmelidir. Kamuda meslektaslarimizi güvencesiz çalistirmanin yasal dayanagi olan 4/C uygulamasi kaldirilmalidir. Mühendislik ücretleri geçim standartlari endeksine göre belirlenmeli; güvencesiz, esnek istihdam modelleri yerine is güvenceli, esit ise esit ücret anlayisi çalisma yasamina hâkim kilinmalidir.
Torba Yasa’nin hükümleri çalisanlar lehine düzenlenmeli 
Kamuoyunda "Torba Yasa" olarak bilinen yasanin 657 sayili Devlet Memurlari Kanunu'nda kamu çalisanlari aleyhinde degisiklikler içeren maddeleri ile "Kamu hizmeti" ortadan kaldirilarak, her vatandasin "siyasal hakki" olan kamu hizmetinde çalisma hakki yok edilmis, Anayasanin degistirilemez hükümlerden biri olan "sosyal devlet ilkesi"nin en temel mekanizmasi olan ve sayilari 3 milyonu bulan kamu personelinin is güvenceli kariyeri ortadan kaldirilmis; isçilerin zaten sinirli olan is güvenceleri zayiflatilmis, taseronlasmanin önü açilmistir. "Torba Yasa"nin çalisanlar aleyhine olan maddeleri kabul edilemez. Yasanin ilgili hükümleri çalisanlar lehine yeniden düzenlemelidir.
Meslektaslarimizin hak kaybi önlenmeli
Dünya Ticaret Örgütü bünyesinde gelistirilen Hizmetlerin Ticareti Genel Anlasmasi ve ikili anlasmalar insaat mühendisligi de dâhil olmak üzere Birligimize bagli meslek odalarinin ilgi alanlarini da kapsayan; haberlesme, posta, telekomünikasyon, müteahhitlik, egitim, çevre, saglik, mühendislik-mimarlik, turizm, ulastirma ve benzeri hemen her meslek alaniyla ilgili düzenlemeleri içermektedir. Taraflar arasinda "esitlik" ilkesine aykiri hükümler içeren meslektaslarimizin ülkemizde ve yurtdisinda çalisma yasaminda hak kaybina sebep olan bu anlasmalara son verilmelidir.
TOKI, Yapi Denetim Yasasi’yla denetlenmeli
"Dar gelirlilere konut üretme" anlayisiyla olusturulan ancak AKP Hükümetleri döneminde sinirsiz yetkilerle donatilan ve yapi güvenligi için vazgeçilmez olan birçok denetimden muaf tutulan TOKI büyük bir sorun olarak karsimizda durmaktadir. Çikis noktasi itibariyle anlamli olan ancak zamanla sorumluluk alaninin disina çikan ve sektörümüzde devletten aldigi destekle haksiz rekabet yaratan TOKI' nin temel felsefesi yeniden gözden geçirilmeli ve bugün devasa bir devlet sirketine dönüsmüs olan TOKI özel sektörle rekabet yerine asli görevi olan "Dar gelirlilere konut üretme" amacina dönmeli, TOKI insaatlari Yapi Denetim Yasasi kapsaminda denetlenmelidir.
Kamuda çalisan meslektaslarimizin ücretleri gözden geçirilmeli
Aktif deprem kusagi üzerinde bulunan ülkemizde yapi denetim sisteminin ülke geneline yayginlastirilmasi, güvenli yapi üretimine olumlu katki saglayacaktir. Ancak 9 yil pilot olarak uygulanan sistem sorunlari çözülmeden yayginlastirilmasinin getirdigi sakincalari da içinde barindirmaktadir. Yapi Denetim Sistemi, mesleki yeterliligi belgelendirilmis ve mesleki etik degerlere sahip meslektaslarimizca yürütülmelidir. Yapi Denetim Sisteminde denetçi ve kontrol mühendisi olarak çalisan meslektaslarimiz üstlendikleri sorumlulugun gerektirdigi ücreti almali, bu ücret "meslek yasina göre" kamuda çalisan meslektaslarimiza verilen ücretten az olmamalidir.
Isçi sagligi ve is güvenligindeki sorunlar çözülmeli
Çalisma yasaminin en sorunlu alanlarindan olan isçi sagligi ve is güvenligi konusunda yapilan son yasal düzenlemelerle sorunun çözümüne katki sunmak yerine sorunun çözümünde kilit role rahip olan TMMOB ve TTB çözüm öznesi olmanin disina itilmistir. Is kazalarinda Avrupa'da birinci, dünyada üçüncü olan Türkiye'nin isçi sagligi ve is güvenligi sorunlarini temel bir insan hakki olan "yasama hakki" çerçevesinden bakmasi gerekmektedir. Insan yasaminin önemi göz önünde bulundurularak sorunun çözümüne acilen baslanmali ve Is Güvenligi Mühendisligi'nin mühendislik meslegi icrasi oldugu gerçeginden hareketle Is Güvenligi uzmanligi meslekten olmayanlara kapatilmali, isçi sagligi ve is güvenligi konusuna iliskin yapilan düzenlemelerde konunun birinci dereceden muhatabi olan TMMOB ve TTB'nin aktif rol üstlenmesi saglanmalidir.
Kamu Ihale Kanunu’nun anlayisi degismeli
Kamu Ihale Kanunu'nda yapilan degisikliklerle ihale sistemini "adrese teslim ihale" seklinde düzenleyen ve mühendis ile mimarlarin haklarini tirpanlayan yönleri Kamu Ihale Sisteminin saglikli isleyisine engel teskil etmektedir. Kamu Ihale Sistemi, "adrese teslim ihale" anlayisinin disina çikarilmalidir. Kamu Ihale Yasasi aldigi egitim geregi konunun uzmanlari olan mühendis ve mimarlara ayricalikli hükümler içermelidir.
Egitim sistemi kamu güvencesine alinmali
Geçtigimiz 10 yil içersinde yasanan en derin tahribat egitim alaninda olmustur. Tüm egitim sürecinin parali hale getirilmek istenmesi, bu çerçevede kamu kaynaklarinin vakif okullarina aktarilmasi, üniversiteye giris sistemi, "gecekondu" tabir edilen üniversitelerin pes pese açilmasi, donanimsiz egitim, fiziki yetersizlik, ögrenci sayisi ile istihdam orani arasindaki devasa uçurum tahribatin ana noktalarini olusturmaktadir. Egitim sistemi, toplumda var olan kast sistemini yeniden üreten, bilimsel bilgi üretmek yerine kar saglayan bir alan olarak algilanmaktan derhal kurtarilmali ve kamu güvencesi altina alinmali, bütçeden egitime ayrilan pay artirilmali, yeterli fiziki ve teknik alt yapi olusturulmadan üniversite açilmasina son verilmelidir. Egitim sistemimizde var olan sorunlara temel çözümler üretmek yerine gündelik politikalarla sorunlari gölgeleme çabalarinin bir sonucu 2009 yilindan bu yana uygulamaya konulan Teknoloji Fakülteleridir. Ülkemizin teknik ögretmen ihtiyacini karsilayan ve nitelikli ara eleman yetistirilmesinde önemli yeri bulunan Teknik Egitim Fakülteleri'nin Teknoloji Fakültelerine dönüstürülmesi bir yandan egitimci açigini artirirken diger yandan uzun erimde ucuz ve niteligi sorgulanir mühendis istihdamina yol açacaktir. Bu karardan bir an önce dönülmelidir. Teknik Egitim Fakülteleri'ni, Teknoloji Fakültelerine dönüstürmenin yarattigi ve yaratacagi sakincalar konunun taraflari olan meslek odalari ve üniversitelerle birlikte ele alinmali ve konunun sosyal boyutlari göz önünde bulundurularak soruna çözüm yollari aranmalidir.
Bayindirlik ve imar etkinliklerinin en önemli aktörü olan mühendisler, mimarlar ve sehir plancilari ile bunlarin ürettigi mühendislik ve mimarlik hizmetleri olmaksizin, bir ülkede diger hizmetlerin arzu edilen sekilde verildiginden söz edilemez. Son yarim yüzyilda gerçeklesen önemli teknolojik gelismeler, mühendislerin ve diger teknik elemanlarin önemi daha da artirmis; bu elemanlarin egitim, deneyim ve yetkinlikleri ile nasil bir bilgi ve beceri ile donatilmalari gerektigi konusu özel bir önem kazanmistir.
3458 sayili kanun yeniden düzenlenmeli
Ülkemizde mühendislik ve mimarlik meslekleri, 1938 tarihli 3458 Sayili Mühendislik ve Mimarlik Hakkindaki Kanun çerçevesinde yürütülmektedir. Bu Kanun'a göre, diplomasi olan her mühendis ve mimara, herhangi bir meslekî tecrübe sarti aranmaksizin, sinirsiz mesleki yetki verilmektedir. Diploma ile belgelenen egitim her kosulda çok önemli ve gerekli ise de, bir isi gerektigi gibi yapabilmenin ölçütü olarak yalniz basina yeterli degildir. Egitimin, ögretici, gelistirici, olgunlastirici ve düzeyli bir uygulama deneyimi ile tamamlanmasi gerekir. Bu anlayis çerçevesinde, gelismis ülkelerde oldugu gibi, ülkemizde de, meslegi etkin biçimde uygulayabilmek için yeterli bilgi ve beceri ile donanmis, yeterince deneyim kazanmis ve etik davranista bulunma aliskanligi kazanmis mühendisler araciligiyla hizmet üretmeye gereksinim bulunmaktadir. Halen yürürlükte olan 3458 sayili Mühendislik ve Mimarlik kanunun bu baglamda acilen yeniden düzenlenmesi gerekmektedir.
Son söz; Mevcut Anayasa degistirilmeli
Demiryollari, karayollari, köprüler, viyadükler, limanlar, barajlar, sulama kanallari, enerji tesisleri, sanayi kompleksleri, gökdelenler, toplu konutlar, spor tesisleri, anit vb. binalar insa ederek yasam kalitesinin artmasinda önemli rol üstlenen  insaat mühendislerinin bir baska misyonu da hiç kuskusuz daha demokratik ve yasanabilir bir toplum insa edilmesine katki koymak ve buna iliskin talepleri her platformda dile getirmektir. Bu baglamda; 12 Eylül 1980 Askeri cunta döneminde hazirlanan ve basta örgütlenme özgürlügü olmak üzere tüm demokratik hak ve özgürlükleri ortadan kaldiran mevcut anayasa degistirilmesi ve tüm toplumsal kesimlerin katilimiyla demokratik, esitlikçi ve özgürlükçü bir anayasanin hazirlanmasi gerekmektedir. Diger yandan, ülkemizde yaklasik 30 yildir devam eden ve 50 bine yakin insanimizin canina malolan, ülke kaynaklarinin heba edildigi çatisma ortaminin kalici olarak sonlandirilmasi gerektigi açiktir. Insaat Mühendisleri Odasi, demokratik, esitlikçi ve özgürlükçü bir anayasa ve etnik ve dini temelli ayrimciligin olmadigi, kardesçe baris içinde bir arada yasama kosullarinin olustugu bir Türkiye talep etmektedir.

Yorum Yazın

Bu Habere Henüz Yorum Yapılmadı. İlk Sen Ol