Kırklareli Akkuş Kaya Hotel dün Kırklarelili muhasebecileri ağırladı. 1 - 7 Mart arasında Muhasebe Haftası nedeniyle yapılan kutlamaların ikinci gününde KSMMMO (Kırklareli Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odası) tarafından Akkuş Kaya Hotel’de muhasebecilere kahvaltı verildi. Akkuş Kaya Hotel 5. katta gerçekleştirilen kahvaltıya katılım oldukça yoğun oldu. Kahvaltı programı Cumartesi günü saat 10.00’da yapıldı.
Program için ilk olarak kahvaltı gerçekleştirildi. Katılım gösteren misafirlerin kahvaltısını tamamlamasının ardından 1 - 7 Mart Muhasebe Haftası Etkinlikleri adına açılış konuşmasını yapmak üzere KSMMMO Başkanı Burhan Üstünkol kürsüye davet edildi. Üstünkol yaptığı açıklamasında, “Değerli arkadaşlar geçtiğimiz günlerde sayın vekillerimiz ile yaptığımız toplantıda bir saat süren bir konuşma yaptık. Her üç vekilimize de sorunlarımızı, düşüncelerimizi ve çözüm önerilerimizi rapor halinde gönderdik. Cuma günü de Kırklareli Defterdarlığımızla birlikte hem onların Vergi Haftası, hem de bizim Muhasebe Haftamızın başlangıç günü olan 1 Mart tarihinde odamız bünyesinde yaptığımız konuşmada da sorunlarımızı, düşüncelerimizi dile getirdik” dedi. Konuşmasına devam eden Üstünkol, “Ben sizlere dört cümle söylemek istiyorum. Değerli arkadaşlar bir, yol gösterilen değil, yol gösteren olun. İki, emredilen değil, rica edilen olun. Üç, yönetilen değil, yöneten olun. Dört, mesleki bilgiye; insanı duyguya ve saygıya sahip olun” dedi.
“Gelir İdaresi’nin vergi gelirleri güçlü mükelleflere, mükelleflerin güçlü hale gelmesi, güçlü ve sağlıklı muhasebeye bağlı”
Türkiye genelinde mali müşavir odaları olarak 1 - 7 Mart Muhasebe Haftası’nı kutladıklarını belirten Üstünkol, “1 - 7 Mart Muhasebe haftası adıyla hem mali müşavirlik mesleğinin, hem de muhasebenin ne kadar önemli olduğunu anlatmak için çaba harcamaya karar verdik. Zaten yıllarca gelir idaresi ile mükellef arasında köprü görevi gördüğü dile getirilen SMMM’lerin son yıllarda Gelir İdaresi’nin bir parçası gibi çalıştığı ortadadır. Bugün de yaşadığımız gibi takvim de iki camiayı resmen birleştirmiştir. Değerli konuklar, daha önceki yıllarda da ifade etmiştim, Gelir İdaresi / Mükellef ve Muhasebe camiaları bir bütündür. Hepsinin varlığı diğerlerine bağlıdır. O halde ortak payda da buluşmak zorundayız. Gelir İdaresi’nin vergi gelirleri güçlü mükelleflere, mükelleflerin güçlü hale gelmesi, güçlü ve sağlıklı muhasebeye bağlıdır. Bunun oluşumu için de güçlü, bilinçli ve eğitimli muhasebe kadrolarına bağlıdır. Bizler de bu bilinçle odalarımızın kurulduğu 1990 yılından bu yana her geçen yıl bir taraftan fiziki alt yapılarımızı oluştururken bir taraftan da meslektaşlarımızın eğitimine çok önem verdik. Yıllarca, sürekli eğitim adı altında mesleki eğitimlerimize devam ettik ve bundan sonra da artarak devam edeceğiz” açıklamalarında bulundu.
“Devletimizin de, istihdam ve vergi geliri sağlayan mükellefleri koruma altına alması gerekir”
Üstünkol, “1 - 7 Mart Muhasebe Haftası’nda güçlü mükellef yapıları oluşturmak üzere bir misyon üstlenmiş bulunmaktayız. Bunu büyük bir samimiyetle söylüyorum, devletimizin de, istihdam ve vergi geliri sağlayan mükellefleri koruma altına alması gerekir. Çünkü bir kişinin istihdamının kamuya maliyeti ortadadır. Bu koruma, sağlıklı ve adil bir vergi sistemi oluşturmakla, sağlıklı bir ticaret hukuku oluşturarak ve de bankacılık ve öncelikle çek yasasını bir kez daha gözden geçirerek gerçek ve dürüst mükellefleri yaşatmak, daha sonra bu kaynaklardan gelir sağlamak mantığı ile oluşabilir.
Bunun için de ticari hayatın kuralları disiplin edilmeli, ticaret kanunu, borçlar yasası, bankalar mevzuatı sadece teori üzerinde çalışarak değil, sadece kurumsal hale gelmiş firmalar göz önünde tutularak değil, bu işin tarafları olan mükellef / Gelir İdaresi ve mali müşavirlik camiası temsilcileri bir araya gelerek fiili durumları masaya yatırarak ülke gerçeklerini de göz ardı etmeden ticari yaşamdaki firmaların %95’inin kobi ve migro niteliğinde olduğunu unutmadan kaleme alınmalıdır” açıklamasını yaptı. 1 Temmuz 2012’de yürürlüğe giren yeni TTK’da olduğu gibi dört gün kala 84 maddede yapılan değişiklikler ile iiç boşaltılarak sadece günü kurtarabileceklerini ifade eden Üstünkol, “Son alınan bilgilere göre 2012 yılı itibari ile 1.765.000 faal mükellef ile 661.000 kurumlar vergisi mükellefi, yani şirket bulunmaktadır. Ticaret sicil kayıtlarına göre bu sayı 800.000 civarındadır. Demek ki 240.000 gelir idaresi kayıtlarından resen terki yapılmış şirket bulunmaktadır. Yaklaşık 2,5 milyon mükellefin Mart ve Nisan ayında verilecek gelir ve kurumlar vergisi beyannameleri ile mükelleflerin vergi ödemelerinde ve gönüllü ödeme alışkanlığı kazandırmada en büyük rol yine meslektaşlarımıza düşmektedir. Şehirlerde yapılan kentsel dönüşüm modelini ticari hayata da getirerek yol haritamızı çizersek, yani öncelikle gayri faal firmaları bir an önce temizleyerek, ardından ticaret kanununun şirketlere ait müeyedilerini yerine getiremeyecek firmalara aktif ve pasifleri ile varlıkları ve borçları saklı kalmak kaydıyla verilecek makul bir sürede şahıs firmalarına ya da adi ortaklık haline vergilendirmeden dönüşümüne müsaade ederek şirket olma vecibelerini yerine getirebileceğine inanan firmalara da kuralları koyarak, TTK’daki denetim yasasını hayata geçirerek ki bu bir kamu ve vergi deneyimi değil, sağlıklı firmaların oluşması adına finansal tabloların denetimi olup güçlü mali tabloların oluşumunu sağlayarak yola devam edilmelidir” dedi.
Yapılan bu çalışmaların ardından gerçek ve sağlıklı firmalar ile sağlam muhasebe sistemleri üzerinde gerçek bir ticari yapı ve sağlıklı vergi gelirleri sağlanacağını ifade eden Üstünkol, “Böyle bir yapıda muhasebe camiasının durumu nedir? Yaklaşık 2,5 milyon mükellefin gelir ve kurumlar vergisi beyannamesi yılda bir kez 3 ayda bir verilen geçici vergi beyannameleri, her ay verilen KDV ve muhtasar beyannameleri, her ay verilen BA / BS formları, bankaların bilanço ve mizan talepleri, bakanlığa gönderilen yıllık mizanlar, mali tablolar, karşıt incelemeler, KDV iade işlemleri, her ay verilen SGK bildirimleri, özlük dosyaları, bunların beyanı için gerekli olan muhasebe kayıtları, banka nakit çek ve cari hesap hareketleri, 1 Ocak 2013’te yürürlüğe giren iş güvenlik yasası, yasal muhatabı mükellefler ancak fiili muhatab muhasebeci mali müşavir camiası vergi yasalarında 5 yıl SGK’da ve TTK’da 10 yıllık sorumluluk süresi, ayrıca bu beyan dönemlerinde ağır bir hastalık geçirmeniz, hatta vefat etmeniz dahi ki, geçen ayın 24’ünde KDV beyanname verme süresinin son günü Vize İlçemizde vefat eden bir meslektaşımızda yaşadık, yine de vukda mücbir sebep hükümlerinde yer almadığı için cezai yaptırımlar ile karşı karşıya Ö.U. cezası, böyle bir sürecin sağlıklı yaşanması ancak tarafların güç birliği ile olur” açıklamasını yaptı. Üstünkol açıklamasının ardından tüm meslektaşlarının 1 - 7 Mart Muhasebe Haftası’nı kutlayarak yerine ayrıldı.
Bu Habere Henüz Yorum Yapılmadı. İlk Sen Ol