Muhacir: "Üzgünüz, kızgınız, öfkeliyiz"

Kırklareli Tabipler Odası 30 Kasım 2012 günü İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde görevli Doktor Melike Erdem'in(30) çalıştığı hastanenin altıncı katından atlayarak intihar etmesi olayı ile ilgili olarak basın açıklamasında      bulundu.

Dün saat 09.00'da Kırklareli Devlet Hastanesi bahçesinde toplanan Kırklareli Tabipler Odası, Devlet Hastanesi çalışanları ve Sivil toplum kuruluşları, yapılan basın açıklaması ile genç doktorun ölümünden sağlık çalışanlarına karşı şiddete göz yumanların sorumlu olduğunu ifade ettiler. Kırklareli Tabip Odası adına basın açıklamasında bulunan Uz. Dr. Halil Muhacir yaptığı açıklamada şu sözleri dile getirdi.
'' Diş değil, tırnak değil, bir mendil niye kanar? Hayatının ve mesleğinin baharında bir asistan hekim elinde zanlının adresinin gösterir gibi tuttuğu SABİM savunmasıyla niye intihar ede bu ülkede? Sağlıkta dönüşüm can almaya devam ediyor. İstanbul Samatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi acil tıp asistanı Dr. Melike Erdem 30 Kasım 2012 günü, Sağlık Bakanlığı'nın Alo 184 SABİM hattına yapılan bir şikâyetle ilgili olarak savunmasını verdikten sonra çalıştığı hastanenin altıncı katından atlayarak intihar etti. Onu tanıyanlar, birlikte çalışan arkadaşları anlatıyor; Sağlık Bakanlığı Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde maruz kaldığı baskılardan kaçıp kurtulmak için gelmiş. Adalet ve vicdan duygusuna sahip, alçak gönüllü, ön yargısız, maskesiz, yardımsever, ailesine düşkün, geleneksel değerlere bağlı, çalışkan, yaşam coşkusu ile dolu genç bir insan. İhtisasının son yılında bile sayıları azalmayan ağır acil servis nöbetleri, haksız yere maruz kalınan bir soruşturma daha, koltukta kollarını iki yana salıp artık yorulduğunu, hastalara yetemediğini üzüntüyle söyleyen idealist bir hekim ve trajik bir son. Ölüm adın kalleş olsun. Üzgünüz, Kızgınız, Öfkeliyiz. Genç meslektaşımızın ölümünden sonra Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan; ''Bu elim olay üzerinden kamuoyuna yansıyan Melike Erdem'le ilgili SABİM'e şikâyette bulunulduğu, şikâyet neticesinde soruşturma açıldığı şeklindeki iddialar yansıtmaktadır. Ancak İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yatan bir hasta ile ilgili 22 Kasım 2012 tarihinde bir başvuru olmuştur'' şeklindeki açıklama öfkemizi daha da arttırıyor.  Açıklamadaki '' Sağlık camiamızı acıya sevk eden bu olayla ilgili idari ve adli soruşturmalar devam ederken, bir takım yorumlarla konuyu istismar anlamına gelecek yaklaşımlarda bulunmak etik ve vicdani değerlerler bağdaşmamaktadır '' ifadesini ise etikten ve vicdandan nasibini almamışların suçluluk telaşının delili olarak görüyoruz. Dr Melike Erdem'in ''intihar''ın arifesinde savunma vermeye zorlandığı SABİM şikâyetinin tarihi, sayısı ve içeriği belgeli olarak elimizdedir.
 Her şey gayet açık: Acil serviste çalışan genç meslektaşımız, acille herhangi bir ilgisi olmadığı halde, hastanın özürlü olmasını da göz önünde bulundurarak kendisine yardımcı oluyor ve bu nedenle adeta bir suç işlemi gibi soruşturmaya uğruyor ve aynı gün çalıştığı hastanenin altıncı katından aşağı atlayarak intihar ediyor. Görgü tanıkları kendini boşluğa bıraktığında SABİM'e verdiği savunmayı zanlının adresini gösterir gibi elinde tuttuğunu belirtiyor. Suçluluğun telaşına kapılan yetkililer ise delilleri karartmaya, yok etmeye çalışıyorlar. Sağlık Bakanlığı'nın, Dr. Melike Erdem'in ölümüyle ilgili delilleri karartmasına asla izin vermeyeceğiz. Hekimleri, sağlık çalışanlarını hastalara kırdıran ''Alo 184-SABİM Sağlıkçı Taciz Hattı'na karşı isyan ediyoruz. Bütün sağlık çalışanları olarak ''Alo SABİM/Yetti Artık, Çık Devreden'' diyoruz. Talebimiz açık ve nettir: Alo 184- SABİM Hattı Derhal Kapatılmalıdır. Sağlığa Bakan'dan cevap bekliyoruz'' sözlerini dile getirdi.

Yorum Yazın

Bu Habere Henüz Yorum Yapılmadı. İlk Sen Ol