Merhaba Kirklareli

Yatirim ortaminin iyilesmesi ve üyelik süreci ile Türkiye'nin, dünyanin en büyük pazari olan AB'nin bir parçasi olacaginin belirginlesmesi dogrudan yabanci yatirimlarin artmasini saglayacaktir.
AB üyeliginin kesinlesmesi aday ülkelerde yapilan dogrudan yabanci sermaye yatirimlarinin artmasina neden olmaktadir. Gerek AB'ye 1980'lerde üye olan ispanya, Portekiz ve Yunanistan'da gerek 1990'larda adayliklari kesinlesen Merkez ve Dogu Avrupa ülkelerinde bu gelisme gözlenmektedir. iki yili tam üyelikten önce sekiz yili üyelik sonrasi on yillik dönem içersinde bakildiginda ispanya ve Portekiz'de yabanci sermaye yatirimlari Gayri Safi Yurtiçi Hasila'nin (GSYiH) %2'sine, Yunanistan'da GSYiH'nin %1'ine ulasmaktadir. 1991 sonrasi Polonya'nin aldigi yabanci yatirim GSYiH'nin %3'ü seviyesini bulmaktadir. 1985-2000 döneminde Türkiye'ye yapilan yabanci sermaye yatirimlari ise GSYiH'nin %0,5'ini geçmemektedir.40 1999-2003 döneminde ise yabanci sermaye yatirimlari GSYiH'nin %0,9'una yükselmistir.41
Türkiye ispanya ve Polonya düzeyinde yabanci sermaye çekmesi halinde yillik büyüme hizinin 3 kat artabilecegi öngörülmektedir.
Yabanci sermaye girisi ekonomik büyümede yasanacak artis toplumun tüm kesimlerinin refahini yükseltecektir. Hizla gelisen bir ekonomi girisimcilere yeni is firsatlari sunacaktir. AB piyasalarina dönük yabanci yatirimlarin yogunlasmasi Türkiye'nin sermaye, teknoloji ve bilgi (know-how) eksiginin kapatilmasinda rol oynayacaktir. Yabanci girisimcilerle yapilacak ortakliklar ve isbirlikleri ile Türk girisimcileri dis piyasalardaki konumlarini güçlendirebilecektir.
6.Tam üyelik ekonomide serbestlesmeyi güçlendirerek girisimcilere yeni olanaklar saglayacaktir.
AB, temel ilke olarak Avrupa Tek Pazari'nda serbestlesmenin saglanmasini amaçlamaktadir. Ekonomide serbestlesme (liberalizasyon) rekabeti artirarak tüketicilerin daha uygun fiyata daha yüksek kalitede hizmet ve ürün almasini, firmalarin teknolojiye ve yeni ürün gelistirmeye daha çok önem vermesini saglamaktadir. Bu bakimdan egitim ve saglik gibi kamu yararina yönelik temel hizmetler disindaki diger tüm sektörlerde serbestlesmeye gidilmesi AB'de politika olarak benimsenmistir. ilk olarak telekomünikasyon hizmetleri ile devam etmektedir. Söz konusu sektörlerde serbestlesme sadece tüketicileri olumlu etkilememekte, özel sektör için yeni yatirim olanaklari yaratmaktadir.
Üyelik sürecinde Türkiye telekomünikasyon ve enerji sektörlerinde serbestlesmeye gitmeyi öngörmektedir ve bu alanda çalismalara baslamistir. Bu alanlarda kamu tekelleri sona ererken, hizmet sunan firmalar arasindaki rekabeti ve çalisacaklari yasal çerçeveyi belirleyecek düzenleyici kurumlar olusturulmaktadir. Bu kapsamda Telekomünikasyon Üst Kurulu ve Enerji Piyasasi Düzenleme Kurumu faaliyete geçmis, Türk mevzuatinin AB mevzuati ile uyumu konusunda ilerleme saglanmistir. Ekonomideki serbestlesme ile telekomünikasyonda özellestirmenin tamamlanmasi, piyasanin yeni firmalara açilmasi, enerji üretiminde ve dagitiminda özel sektörün payinin artmasi girisimcilere yeni yatirim imkanlarinin saglanmasinin yani sira girisimcilerin pek çok önemli girdiyi düsük maliyetle ve daha yüksek kalitede almasina olanak saglayacaktir.
BiTTi...
YARIN TARIM....
HOsÇA KALIN....
haticekunt@gazetetrakya.com

Yorum Yazın

Bu Habere Henüz Yorum Yapılmadı. İlk Sen Ol