Kılık kıyafet yönetmeliğine protesto

Kamu kurum ve kuruluşlarında uygulanan kılık kıyafet yönetmeliğini 12 Eylül darbesinin bir ürünü olarak gören Eğitim-Bir-Sen üyeleri yönetmeliği kurumlarına serbest kıyafetle giderek protesto etti. Eğitim-Bir-Sen üyeleri öğle tatilinde ise Dingiloğlu Parkı içinde buluşarak bir basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasını okuyan Eğitim-Bir-Sen Kırklareli Şube Başkanı Bülent Kılıç, "Çalışanlar olarak ne giydiğimizle değil, ne ürettiğimizle ilgilenilmesini istiyoruz" dedi.

Dingiloğlu Parkı girişinde buluşan Eğitim Bir Sen Kırklareli Şubesi'ne üye sendikalılar ellerinde dövizlerle kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan devlet memurlarının uymakla yükümlü oldukları kılık kıyafet yönetmeliğini protesto ettiler. Burada sendika üyeleri adına basın açıklamasını okuyan Eğitim-Bir-Sen Kırklareli Şube Başkanı Bülent Kılıç, bulundukları hizmet kolunda genel yetkili sendika olduklarını anımsatarak ülke genelinde "sivil itaatsizlik" gösterdiklerini işe ve derslere serbest kıyafetle gittiklerini söyledi. Kılık kıyafet yönetmeliğinin 1982 darbesinin bir ürünü olduğunu savunan Kılıç, devletin memurlarına adeta         "üniformalı asker" muamelesi yaptığını öne sürdü. Kılıç, "Ense tıraşı, sakal, favori, bıyık, tırnak uzunluğu ile ilgilenen, çalışanların kot ve benzeri pantolon giyemeyeceği hükmünü içeren, inancı gereği başını örtme ihtiyacı duyan ve tercihinden dolayı saygı duyulması gereken kadın çalışanlara başörtüsü yasağı getiren darbe döneminin ürünü, çağdışı yönetmeliği tanımadığımızı haykırmak için buradayız. Öğrencilerin kılık ve kıyafet yönetmeliği değişmiş, tek tipçilikten vazgeçilmiş, imam hatip okullarında bütün derslerde, diğer okullarda sadece Kur'an-ı Kerim dersinde başörtüsü serbestîsi içerecek şekilde serbest kıyafet hakkı tanınmışken, öğretmen adaylarına staj dönemlerinde serbest kıyafetle okula gitme haklan iade edilmişken, eğitim çalışanlarının saçıyla, bıyığıyla, ense tıraşıyla, favorisiyle, pantolonunun kumaşıyla ilgilenilmesini kesinlikle doğru bulmuyoruz" dedi.
Bu anlayışın kaldırılmasının zamanın geldiğini söyleyen Kılıç, kılık ve kıyafet zorunluluğunun insan tabiatına aykırı olduğunu ileri sürdü. Yönetmeliğin resmettiği hükümlerin, şu an zaten çoğunlukla uygulanmadığını söyleyen Kılıç, "Devlet, vatandaşıyla, halkın inançlarıyla kavga etmeyi artık bir kenara bırakmalıdır. İnsanlarını tanımlamayı değil, tanımayı seçmelidir. Olağanüstü dönemlerin oluşturduğu psikolojik baskılardan ve bıraktığı tortulardan bir an önce kurtulmak istiyoruz.
Darbe dönemindeymişiz gibi ilkel başörtüsü yasağı yönetmeliklerden hala tamamen kazınmamıştır. Halk, nasıl giyinileceğim, saçlarını nasıl taranacağını, başın örtülü mü açık mı olunacağını belirlesinler diye hiçbir zaman otoriteye yetki vermemiştir. Kimse kendisine verilmeyen yetkiyi kullanmaya kalkmasın. Halk, despotlaşan yönetimlerin insan hak ve özgürlüklerini hiçe sayan yaptırımları ortadan kaldırsın diye demokratik hakkını kullanmış ve mevcut iktidarı iş başına getirmiştir. İktidar kendisinden beklenileni yerine getirmeli ve yasaklan meşrulaştıracak adımlar yerine halkı özgürleştirecek adımlar atmalıdır" diye konuştu.

Yorum Yazın

Bu Habere Henüz Yorum Yapılmadı. İlk Sen Ol