Hizir, Kirklareli'nin azalan nüfusunu sordu

Kirklareli'nin azalan nüfusu Saadet Partisi'nin de gündeminde. Saadet Partisi Kirklareli Il Baskani Murat Hizir, savas ya da deprem gibi dogal bir afet yasanmayan bir ilde nüfusun neden azaldigini sordu. Hizir, yaptigi açiklamasinda azalan nüfusun sorumlusu olarak yerel ve merkezi yönetimleri gösterdi. Geçtigimiz günlerde Türkiye Istatistik Kurumu Edirne Bölge Müdürlügü'nün Kirklareli'nin nüfusu üzerine yayimladigi veriler ilde nüfusun 2009 yilina göre 2010 yilinda azalma gösterdigini ortaya koydu. Konuyu gündemine alan Saadet Partisi Kirklareli Il Baskani Murat Hizir, "Savas yok, deprem vb. büyük afet yok, peki bir kentin nüfusu neden azalir?" diye sordu.
Nüfusun 2009 yilinda 333 bin 179 kisi iken 2010 yili sonunda 332 bin 791´e düstügünü animsatan Hizir, Türkiye'nin nüfusunun artarken Kirklareli nüfusunda azalma yasandigini vurguladi. Bir kentin nüfusunun azalmasinin nedenlerini dogumun az olmasi ve ekonomik nedenlerle ilden göç edilmesine baglayan Hizir, Kirklareli'ndeki nüfusun azalmasinin nedenini ise ekonomik oldugunu söyledi. Ekonomik nedenlerle ilden göç yasandigini kaydeden Hizir, Avrupa'ya en yakin yerdeki Kirklareli'nin göç vermesinin sorumlusunun ise hem merkezi hemde yerel yönetimler oldugunu dile getirdi.
"Yerel yönetimler uzun yillar Kirklareli ne layik hizmet vermemistir. Asya'yi Avrupa'ya baglayan önemli bir köprü vazifesi gören Kirklareli'nin bugün hala ihtiyaca cevap verebilen dogru dürüst bir alt yapisi dahi yoktur. Diger taraftan açilan irili ufakli AVM'ler yüzlerce esnafin isine son verdi, bunun neticesinde ise pek çok insan issiz kalarak ekmegini baska diyarlarda aramak zorunda kaldilar" diyen Hizir, Cumhuriyet döneminde merkezi yönetimlerin Kirklareli'ne hiçbir ciddi yatirim yapmadigini savundu. Kirklareli'nde üretime yönelik çok az yatirim oldugunu dile getiren Hizir, "Bunlar; Kirklareli Yem, Kavakli Beldemizdeki Ziraat Alet ve Makine Fabrikasi ve temeli 1970'li yillarin sonlarinda atilip plana dâhil edilen Kirklareli Organize Sanayi Bölgesi'dir. Bunlar o zaman hükümet ortagi olarak Milli Görüs'ün temsilcisi Milli Selamet Partisi tarafindan yapilmistir. Yani o da Erbakan Hocamizin eseridir. Bunun disinda hiçbir parti döneminde üretim maksatli bir çivi çakildigi gösterilemez" iddialarinda bulundu. 
AK Parti'ye yüklendi
Kirklareli'nin AK Parti'nin 8 yillik iktidari döneminde en önemli geçim kaynaklarini kaybetme noktasina geldigini söyleyen Hizir, çiftçilik ve hayvanciligin yanlis politikalarla bitme noktasina getirildigini savundu. Hizir, "Bunun neticesi olarak da geçimini tarim veya hayvancilikla temin eden pek çok insanimiz simdi Çerkezköy'de, Çorlu'da, Istanbul'da fabrikalarda (bulabilirse) asgari ücretle çalisarak, yetmedigi yerde tarlasini satarak hayatini sürdürmeye çalismaktadir" ifadelerini kullandi.
AB sinirlari açsa 10 milyon insan göç eder
Türkiye'nin sartlarinin imkânlari zorlamanin çok ötesine geçtigini, kimsenin doydugu yeri ya da baba ocagini terk etmek istemedigini ancak Avrupa Birligi'nin sinirlari açmasi durumunda da yaklasik 10 milyon insanin daha güzel bir yasam için Türkiye'yi terk edeceginden emin oldugunu belirten Hizir, bu görüsünü söyle dile getirdi;
"Bu gün Avrupa Birligi sinirlari açma gafletine düsecek olsa eminim 10 milyon insanimiz daha güzel bir yasam sürmek için bu güzel cografyayi terk edecektir. Dünyanin baskenti güzelim Istanbul'umuzun nüfusu 15 milyonu geçti. Terör, issizlik, yatirimlarin tek noktaya toplanarak buranin çekim bölgesi haline getirilmesi bu yanlis sonucu dogurdu. Berlin'in nüfusu 6 milyonu geçmiyor. Neden kimse gidip Berlin'e yerlesmeyi düsünmüyor? Berlin, Istanbul'dan daha geri kalmis bir sehir mi? Üretimlerini Almanya'nin dört bir kösesine yaymislar. Peki çözüm? Çözüm yerel ve bölgesel kalkinmanin temin edilmesinde yatiyor. 5 bin kisinin yasadigi bir beldeye o beldede yapilan üretim konusu ile ilgili fabrika ve üretim tesisleri kurularak, insanlarin dogdugu yerde doymasi temin edilir. Göç engellenir, terör biter, sanayi tesislerinin tek noktaya toplanmasinin risk ve meydana getirdigi sosyal ve çevresel sorunlar ortadan kalkar. Iyi ama ya kaynak? Iste sana kaynak; AKP Hükümeti 2011 yilinda milletin ve devletin imkânlarindan 315 katrilyon Lira toplayacak! Buraya dikkat; bu topladigi paranin 100 katrilyonunu faiz, faiz disi fazla, bütçe açigi adi altinda millete döndürmeyerek üç-bes rantiyeye aktaracak." 
315 katrilyonla nelere yapilir?
315 katrilyon Lira'nin Türkiye gibi bir ülke daha kurabilecek kadar çok oldugunu savlayan Hizir, sözlerini söyle sürdürdü;
"Hemen memur, isçi, emekli, asgari ücretliye yüzde 50 zam verme imkâni dogurur. Hatta ev hanimlarina çocuk büyüttükleri, ev islerini çekip çevirdikleri, eslerinin kahrini çektikleri için asgari ücretin yarisi kadar maas bile baglanir… 
Geriye kalan imkânla da bir belde de meyve üretimi varsa oraya meyve suyu, marmelât. Domates üretiliyorsa salça, ketçap. Hayvancilik yapiliyorsa et ve et ürünleri tesisleri. Soguk hava tesisleri. OSB'ler, serbest bölgeler kurulur. Üretimden gelen güç, ihracat imkânlarini arttirir, zenginlesme meydana getirir. Bu günkü sahte cennet havasi sicak paranin verdigi güçle ortami güllük gülistanlik gösteriyor. Ya adamlar bir gün gelir de paralarini geri                   isterlerse?"

Yorum Yazın

Bu Habere Henüz Yorum Yapılmadı. İlk Sen Ol