Insan hayatinin en önemli dönemi gençlik, gençligin en önemli dönüm noktasi hiç süphesiz evlenmeye karar verebilmek ve uygun bir esle evlenebilmektir. Zira fitraten (yaratilis olarak) bütün canli varliklar üremek ve nesillerini dünyaya getirmek isterler. Rabbimiz karsi cinsle bir araya gelebilmelerini saglayacak, canlilarda ve özellikle insanlarda her türlü cazibe alanlarini yaratmis, adina sevgi veya ask denilen hislerle donatmis sehvet duygulari vererek birbirlerini arzu etmelerini saglamistir.
Ancak yaraticimiz canli varliklari ve özellikle de insani, kendisine akil gibi bir nimet vermis oldugundan dolayi basibos birakmamis, bu duygu ve hislerin iyi ve dogru yollarla kullanilabilmesi için kurallar koymustur. Insani hayvandan ayiran en önemli özellik, hayatin devami ve memat'in (ahiretin) saadetini saglayabilecek bu kurallara uyabilmesidir. Eger karsi cinse duyulan duygu ve sehvet, hiçbir kural tanimadan yerine getirilmek istenirse buna "zina," bir kurala bagli olmasi halinde adina "nikâh" denmektedir. Ikisi arasinda farki uzun uzadiya belirtmek mümkünse de su kadarini söylemek yeterlidir.
Zina'da esler birbirlerine karsi bir sorumluluk tasimazlar. Bu eylemden kadinin hamile kalmasi da mümkündür ve genellikle doguracagi çocuguyla bas basa kalmakta, erkek baba olma sorumlulugunu tasimamaktadir. O, sehvetini tatmin etmis, bir baska kadini bulmanin arayisi ve telasi içerisine girmistir.
Günümüzde, zinanin serbest oldugu Bati ülkelerinden; "Fransa'da zina yoluyla dogan çocuk sayisi, nikâh yoluyla dogan çocuk sayisini asmis bulunmaktadir" Zina mahsulü dogan çocuklar (veledi zina'lar) ise hayatlari boyunca yana-yakina gerçek babalarini arayacaklardir.
BIRLESMENIN KURALLARI
Hâlbuki nikâh'li birlesmelerde, evliliklerde esler, hayatin ve dogacak çocugun sorumlulugunu birlikte paylasmakta, çocuk dogduktan sonra kendini doguran kadina anne, kendisinin dünyaya gelmesine vesile olan erkege de baba demektedir. Çocuk, gençlik (rüst) çagina gelinceye (kendi ayaklari üzerinde duruncaya) kadar bu iki varliga yani anne ve babaya dayanacak, iyi ve kötü günlerinde onlardan maddi ve manevi destekler alacaktir. Böylece "neslin emniyeti" saglanmis olmaktadir. Evlenmek, yaraticimiz tarafindan tesvik edilmis, hatta topluma görev vererek ; "bekârlarini evlendirmesi…" ni emretmistir. (Nur suresi 32. ayet) Peygamberimizin sayisiz hadis-i serifleri ve kendi uygulamasi (sünneti) de bu konuda bizlere yol göstermistir. Su hadis-i seriflerinde sevgili Peygamberimiz; "Sizin serlileriniz, bekârlarinizdir" buyurarak, bekâr kalmayi kötü görmüs, "Evlenen dininin yarisini korumustur. Diger yarisi ise Allah'tan korkmaktir" buyurarak ümmeti olan biz Müslümanlari ikaz ve irsat (aydinlatma) etmistir. Ayrica kendisi de evlenerek, evlenmede ki sünnetini ortaya koymustur. Bu gün ülkemizde inanci kuvvetli olsun zayif olsun, Islam'i yasiyor olsun yasayamiyor olsun her kes ogullari için bir kiza talip olacagi zaman su kaliplasmis sözü söylemektedirler. "Allah'in emri Peygamberin kavli ile kiziniza talibiz." Peygamberin kavli demek evlenmek suretiyle onun yaptigi sünneti demektir.
"ZINAYA YAKLASMAYIN"
Evlenmek tesvik edilir hatta emredilirken, insanlari nikâhsiz birlesmeleri (hayvanlar için bir kural yoktur) men edilmis (yasaklanmis) hatta buyruk, zina etmeyin diye degil, "zinaya yaklasmayin" seklinde gelerek, kötülüge gidecek yollar da kapatilmistir. Peygamberimiz; "Gözlerin zinasi bakmak, kulaklarin zinasi isitmek, ellerin zinasi tutmak, ayaklarin zinasi gitmektir…" buyurarak, zina yolunun nasil kapatildigini ortaya koymustur. Zinanin fert ve toplumda dogurdugu felaketler sayilamayacak kadar çoktur. Ama bir örnek bile bizim yüzümüzü kizartacak sekildedir. Yüzde 99'unun Müslüman oldugunu söyledigimiz ülkemizde, Ankara basta olmak üzere büyük illerdeki büyük Billboardlar da, (2005 yilinda) Saglik Bakanliginin; "AIDS'TEN KORUNMAK için TEK ESLILIÄzI tercih edin" afisi her seyi anlatmaya yetmektedir.
NEREDEN NEREYE GELDIK
Bin yil Islam'a hizmet etmis bir milletin evlatlariydik. Osmanlinin yikilmasinin arasindan 100 sene bile geçmeden çevremizde fuhus, zina, kiz kaçirma, irza tecavüz ve bunlara bagli olarak adam öldürme olaylari o kadar artmistir ki Emniyet Genel Müdürlügü aylik ve yillik suç isleme istatistikleri bunu açikça ortaya koymaktadir. Yangin hepimizin kapina kadar gelmis ve dayanmistir. Dün komsumuza veya bir tanidigimiza yapilan tecavüzün yarin bizim çocuklarimizi da yapilabilir korkusu her yanimiza kaplamistir. Bu felaketin yayilmasinda en büyük amil (etken) hiç süphesiz çocuklarimizin ve gençlerimizin Islam inancindan uzak yetistirilmesidir. Zira materyalist bir düsünceyle yetisen gençler, aile mahremiyeti, esin kutsalligi, evladin ahlak kurallarina uygun yetistirilmesi gibi bütün manevi degerleri reddetmekte, hatta bu degerleri çignemeyi kendisi için sanki bir kahramanlik kabul etmektedir. Ikinci amil ise "Medya yani gazeteler, dergiler ve TV'lerdir." Daha çok Rantiyeci ve çikarci bir kisim azinligin elinde bulunan bu gazeteler ile birçogu kanalizasyon gibi çalisan kanallar; haberlerinde, yorumlarinda, filmlerinde kendini seyredenleri ve özellikle geçlerimizi tahrik etmekte, fuhsa ve zinaya yönlendirmektedir. Son dönemlerde Internet de bu koroya katilmis en açik en ahlaksiz film ve fotograflari hiçbir ahlaki kural tanimadan ulasabildigi erkek-kadin-çocuk herkese sunmaktadir.
Öte yandan "Nikâh" madden ve manen zaten "Kaf daginin ardindadir" Bir gencin evlenerek kendini zinanin afetinden koruyabilmesi, o kadar zor bir olaydir ki birçok genç bu zorlugu asabilecegine inanmamakta ve sehvet duygularini bastiramadigi için kendini zina ve fuhsun içerisinde bulmaktadir.
BU CANAVARLARI KIM YETISTIRDI
Savaslari protesto etmek amaciyla sirtindaki gelinlik elbisesiyle Italya'dan Beyrut'a gitmek üzere yola çikan Italyan sanatçi Giuseppina Pasqualino, son görüldügü Istanbul'dan sonra ortadan kaybolur. Aradan birkaç gün geçince Polis onu Kocaeli-Gebze yakinlarinda kendisine tecavüz edilerek öldürülmüs ve cesedinin gömülmüs olarak bulur. Katil zanlisi yakalanir ve tutuklanir. Zanli ilk ifadesinde "Benimle olmak istemedi…" diyerek tecavüz ve katliamini açiklamaya çalisir. (9.Nisan.2008)
Gördünüz mü, yillarca imansiz insan yetistirecegiz diyenlerin yetistirmis oldugu hilkat garibelerini. Yine gördünüz mü, basin-yayin yoluyla yillardir cinsel tahrik altinda tutulan insanlarin yaptiklarini… Her gün gazetelerde buna benzer birçok haberi okumuyor muyuz?
40 yilini gençlige hasrederek, onlarin imanli ve ahlakli yetismelerine çalismis bir agabeyinizim. Acaba "bu yangin nasil söndürülebilir" diye düsünmüs, gençlerimizin zinanin felaketinden kurtulmalari ve evlenerek yuvalarini kurmalarini saglamak amaciyla "www.yuvamiz.net" i kurmusumdur. Zira kötülüklere karsi aglama ve sizlamanin bir netice vermedigine inanmis, bir atasözümüzde ki gibi; "Karanliga küfretmektense bir mum yakmak evladir (daha iyidir)" diyerek çalismalara baslamisimdir.
nlaleli@mynet.com

Bu Habere Henüz Yorum Yapılmadı. İlk Sen Ol