Filistin'in Ferdayi (1)

Imdaaat, imdat, imdat…

Kimse yok mu? Biz yüz binlerce insan yok oluyoruz. Bir Allah’in kulu çikarak, “Nedir bu olanlar” diye sormayacak, bizlere derman olmayacak mi? Nerede Selahaddin-i Eyyübi’ler? Nerede Osmanlinin torunlari… Bizleri acimasiz düsman karsisinda böyle yalniz mi birakacaktiniz? Daha dün 80 – 100 sene kadar önce biz sizlerle ayni devletin tebaasi (uyrugu), ayni milletin çocuklari degimliydik?

Hani; “Müslüman’in derdiyle dertlenmeyen bizden degildir” diyen Islam peygamberinin sözüne kulak verenler? “Magrip de (batida) Müslüman’in ayagina bir diken batsa Masrik (Dogu) taki Müslüman bunun acisini duyar” hükmünün baglilari…

Nerede, “Filistin, her ketsen önce bize yakindir” diyen Basbakanlar? Islam ülkelerinin yöneticileri… Uluslar arasi veya milli Islami kuruluslarin mensuplari, irkçilikta kimseye ön vermeyen Arap ülkeleri konferansinin üyesi devletler… Sizler, bu gün olamazsa ne zaman harekete geçeceksiniz?

Imdaaat, imdaat, imdat…

Birlesmis milletler, insan haklari örgütleri, Avrupa Birligi Insan haklari mahkemeleri, hürriyet, bagimsizlik ve demokrasi havarileri…

Dünyanin nizami benden sorulur diyen ve Bas sehrini en yüksek yerine “Hürriyet ve özgürlük heykelini” diken, terörizm ortadan kaldirilabilmesi(!) için birlerce askeriyle Azerbaycan’i ve Irak’i isgal eden ABD. Görmüyor musun, haber almiyor musun? Bizim karsilastigimiz devlet terörünü önlemeye mi yoksa azdirmaya mi görevlisin?

Bir balinanin buzullar arasinda sikismasinda bütün dünyayi ayaga kaldiran medya kuruluslari, gazeteler, televizyonlar… Bizleri niçin haber yapmiyorsunuz? Niçin bir ölü sessizligindeki insanlik âlemini ayaga kaldirmiyorsunuz? Yoksa bizim yüz bin insanimiz bir balina kadar da mi etmiyor? Ha, ne dersiniz?

Imdaaat, imdaat, imdat…

Yeryüzünde “Ben insanim” diyebilen kimse kalmadi mi? Çektigimiz bu insanlik dramina “Dur” diyecek bir kimse yok mu?

BU ÇIÄzLIKLARIN SAHIPLERI

Filistin, son peygamber Hz. Muhammed hariç bütün peygamberlerin çiktigi ve Islam’i teblig ettikleri (duyurduklari) yer. Mescid-i Aksa, Müslümanlarin ilk kiblesi. Sevgili Peygamberimiz Hazreti Muhammed (s.a.v) in Miraca çiktigi yer. “Çevresi mübarek (kutlu) kilinan sehir”

Osmanli döneminde, orada ikamet eden Müslümanlarin, Hiristiyanlarin ve Yahudilerin huzur içerisinde kardesçe yasadiklari huzur kenti idi. Osmanli, bu beldenin idaresini bir Çavus ile yillarca huzur içerisinde yürütüyor. Ancak burayi kendi batil inançlarina uyarak elde etmek isteyen “Ben-i Israil yani Siyonizm” önce Ingilizler eliyle örtülü olarak Yahudilerin yerlesimine açiyor. 1948 yilina gelince belli bir nüfusa erisen Yahudiler burada Israil Devletini kurduklarini ilan ediyorlar. Iste o günden sonra artik terör, devlet terörü haline dönüsüyor ve o topraklarin yüz yillar boyunca sahibi olmus Filistinlileri oradan atmak için olmadik terörist eylemlere basvuruyor.

Israil devleti (!) Filistinlere bir taraftan baski ve siddet uygularken, diger taraftan bölge bölge Filistinlilerin evlerini bolduzerlerle yikarak, Filistinlileri evsiz, barksiz birakiyor ve onlari mülteci (siginmaci) haline getirirken, diger taraftan buralara yeni binalar insa ederek “yeni yerlesim merkezleri kuruyor” ve dünyanin çesitli yerlerinden getirdigi Yahudileri buralara yerlestiriyor.

FILITINLERIN ÇEKTIKLERI

Israil, önce kendi güvenligini öne sürerek tüm Filistinlileri terörist ilan ediyor. Ve onlardan korunmak için topraklarini isgal ettigini savunuyor. Ancak rakamlar, kimin terörist kimin masum oldugunu gösteriyor.

Israil, kendi topraklarinin disinda sivil yerlesim merkezlerini bombalar ve sivil insanlari öldürürken, Filistinliler kendi topraklarinda isgalci durumunda bulunan Israil askerlerini öldürmüsler. Yani kim kimin topraginda, kim kime saldiriyor. Rakamlar bunu çok güzel anlatiyor.

Israil, 2005 yilinda 216, 2006’da 678, 2007 yilinda ise 896 Filistinliyi öldürmüs. Rakam sürekli artiyor. Kendilerini savunan Filistinli gruplar tarafindan (çogu canli bombalarla) öldürülen Israilli sayisi ise 2005 yilinda 48, 2006 yilinda 25, 2007’de ise 13. Rakam sürekli düsüyor.

Israil askerinin kafa ve ruh halini gösteren su iki örnege ibretle bakiniz.

9.Haziran.2006 günü Gazze’de, Akdeniz sahilinde piknik yapan bir aileye, Israil botlarinca ates açilir. 11 kisilik aileden sadece 7 yasindaki Hüda Galya kalir. (Onun, yürekler daglayan görüntülerini televizyonda seyrettik) Israil, önce olayi çarpitir. Hizbullah’in mayinlari patladi, der. Sonra, biz vurduk ama kaza oldu, derler. Israil bu askerler için sorusturma açar ve sonuçta askerler aklanir. ABD baskani Bush, Israil’e destek vererek “Israil, kendini savunma hakkina sahiptir” açiklamasi yapar.

Gazze Seridi `nde Filistinli bir kadinin Israil askerleri tarafindan vurularak öldürüldügü bildirilir. Filistinli yetkililer ve kadinin ailesi, 25 yasindaki Fatma Ebu Musad`in Gazze `de sinirdaki güvenlik hatti yakininda vuruldugunu açiklarlar. Ancak Israil ordusu görevlileri de Israil askerlerinin Gazze `nin güneyindeki hatta 2 kisiyi fark etmesi üzerine havaya uyari atesi açtiklarini bu ates esnasinda bunlardan birinin vurularak öldügünü bildirdirirler.

nlaleli@mynet.com

Yorum Yazın

Bu Habere Henüz Yorum Yapılmadı. İlk Sen Ol