Emine Erdoğan, konuşmasına, katılımcıları selamlayarak ve yurt dışından gelen misafirlere "hoş geldiniz" diyerek başladı.
Programa katılmaktan mutluluk duyduğunu ifade eden Emine Erdoğan "Bu anlamlı projenin hamisi, Altesleri Şeyha Fatıma Bint Mubarek'e en derin şükranlarımı sunduğumu ifade etmek isterim. Bugün ne yazık ki aramızda değiller ancak kalbinin ve dualarının bizlerle olduğunu biliyorum" dedi.
Emine Erdoğan, son yıllarda Türkiye ile Birleşik Arap Emirlikleri arasındaki ilişkilerin, liderler düzeyinde ortaya koyulan ortak vizyonla güçlü bir ivme kazandığını belirterek, iki ülke arasındaki dostluk ve kardeşlik bağlarının her geçen gün daha da güçlendiğini görmenin kendilerini ziyadesiyle memnun ettiğini söyledi.
Şeyh Zayed Çocuk Evlerinin, iki ülke arasındaki gönül birliğinin en kalıcı sembollerinden biri olduğuna inandığını kaydeden Emine Erdoğan, örnek işbirliklerinin artarak devam etmesi temennisinde bulundu.
Emine Erdoğan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş'a, Birleşik Arap Emirlikleri'nin yetkililerine, projede emeği geçenlere ve kurumdaki çocuklara kol kanat geren her kademedeki fedakâr personele teşekkürlerini sundu.
“TÜRKİYE, İNSAN ONURUNU MERKEZE ALAN KÖKLÜ BİR DEVLET GELENEĞİNE SAHİPTİR”
Programda kurumda kalan çocukları da ağırladıklarını dile getiren Emine Erdoğan, "Sevgili çocuklar, sizleri burada görmekten çok mutlu olduğumu ve hepinizi ayrı ayrı çok sevdiğimi bilmenizi isterim. Sizler de programımıza hoş geldiniz, sefalar getirdiniz" dedi.
Emine Erdoğan, şöyle devam etti: "Türkiye, insan onurunu merkeze alan, her şartta çocuğun üstün yararını gözeten köklü bir devlet geleneğine sahiptir. Ne zaman bir çocuk dara düşse, devletimiz tüm imkânlarıyla onun yanında yer alır. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızın farklı ihtiyaçlara karşılık veren birçok hizmet modeli var. Kuruluş bakım hizmeti, koruyucu aile hizmeti, sosyal ve ekonomik destek hizmetleri gibi çeşitli modellerle, çocuklarımıza güven içinde, sevgiyle büyüyebilecekleri bir ortam sağlıyoruz. Bugün, 15 bin 508 çocuğumuz, kuruluşlarımızda devletimizin koruması altındadır. Ancak şu bir gerçek ki, bir çocuk için ailenin manevi iklimi, her şeyin üzerindedir."
Bu anlayışla 16 yıl önce kendilerinin himayesinde Gönül Elçileri Projesini başlattıklarını kaydeden Emine Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "İstedik ki her evladımız kendini ait hissettiği bir aile ocağında büyüsün, kırık kalpleri aile sevgisiyle iyileşsin. Yüreğinde umudu, neşeyi taşısın, yarınlara küsmesin. Ne mutlu ki halkımız bu çağrıya kayıtsız kalmadı, gönüllülük kültürümüzün ne kadar güçlü olduğunu gösterdi. 2002 yılında 515 çocuk koruyucu aile yanındayken, 2025 Aralık ayı sonu itibarıyla 10 bin 841 çocuğumuz, 9 bin 96 ailenin sıcak yuvasında sevgiyle büyüyor. Bu evlatlarımızın 1207'si, aralarında ağır engelli çocukların da bulunduğu, özel gereksinimli çocuklardır. Ayrıca, savaş mağduru olarak ülkemizde bulunan 894 çocuk da koruyucu aile yanındadır."
"KORUYUCU AİLELERİMİZLE SÜREKLİ İLETİŞİM HÂLİNDEYİZ"
Emine Erdoğan, bu rakamların "bakmaya doyulamayacak bir insaniyet tablosu" olduğunu belirterek, "Böyle örnek bir merhamet eserini ortaya koyan, milletimizdeki 'İnsan insana emanettir' inancı ve devletimizin 'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın' ilkesidir. Bizler, koruyucu ailelerimizle sürekli iletişim hâlindeyiz. Onların özverisine ve bu çocukları nasıl öz evlatları saydıklarına defalarca tanık olduk. Şahsen bu başarıyı, en çok inancımıza borçlu olduğumuzu düşünüyorum" diye konuştu.
Çocuklara olan sevgilerinin, yalnızca Türkiye'deki çocuklarla sınırlı olmadığını ifade eden Emine Erdoğan, şunları kaydetti: "Çocuk haklarının iyileştirilmesine yönelik tüm uluslararası girişimlere ve Birleşmiş Milletler nezdinde yürütülen çalışmalara her zaman gönülden destek veriyoruz. UNICEF tarafından örnek proje gösterilen Gönül Elçileri projemizi, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 79. Oturumu’nda düzenlediğimiz etkinlikle küresel bir vicdan çağrısına dönüştürdük. Çünkü inanıyoruz ki dünya üzerindeki her çocuğu içine düştüğü çıkmazdan kurtarmak, insanlığın ortak mesuliyetidir. Ve istisnasız her çocuk, insanlık ailesine emanettir. İşte biz de bu emanete sahip çıkma gayesindeyiz."
Emine Erdoğan, artan küresel krizlerle birlikte, dünya çocuk karnesinin ne yazık ki her geçen gün daha fazla kırık notla dolduğunu anlatarak, "Bugün, 473 milyondan fazla çocuk, yani her altı çocuktan biri, çatışmalardan etkilenen bölgelerde yaşıyor. Göçe zorlanmış 50 milyondan fazla çocuk var. 2018-2024 yılları arasında 2 milyondan fazla çocuk hayata gözlerini mülteci olarak açtı. Bir vatana, bayrağa, toprağa ait olmak ne demek, hiç bilmediler" ifadelerini kullandı.
"GAZZE'DE İKİ SENEDE 54 BİNE YAKIN ÇOCUK YETİM KALDI"
Dünyadaki yetim çocuk sayısının 150 milyonu geçtiğini bildiren Emine Erdoğan, "150 milyonu söylemek dile kolay. Bu rakam, büyük bir ülkenin nüfusuna denktir. Dünyada kolu kanadı kırık ne çok çocuk var değil mi? Henüz bu çocuklar için bir çözüm bulamamış, onlara haklarını eksiksiz teslim edememişken, bir de modern tarihin en büyük yetim kriziyle karşı karşıyayız. Gazze'de iki senede 54 bine yakın çocuk yetim kaldı. Orada daha önce eşi benzeri görülmemiş öyle bir vahşet yaşandı ki, sözlükteki hiçbir kelime olanları anlatmaya yetmedi. O yüzden yeni tanımlar icat edildi. Artık literatürde, 'Hayatta Ailesi Kalmayan Yaralı Çocuk' diye bir ifade var" şeklinde konuştu.
Emine Erdoğan, şöyle devam etti: "Bedenleri kadar, ruhları da yara bere içindeki bu çocuklar, anne babalarına sarılamadıkları, kardeşleriyle bir sofranın etrafında toplanamadıkları, çaresizlik içinde kıvrandıkları bir hayata mahkûmlar. Bakıma ve korunmaya en muhtaç oldukları yaşlarda, tehlikelerle dolu bir dünyada yapayalnızlar. Bu da yetmezmiş gibi açlığın silah olarak kullanıldığı, sivil altyapının yerle bir edildiği, sağlık ve eğitim gibi temel hizmetlerin yok edildiği bir zulümle karşı karşıyalar. Bugün Gazze'nin bebekleri, dondurucu kış şartlarında, derme çatma bez çadırların içinde, gözlerimizin önünde soğuktan ölüyor. Dünyadan 400 kilometre yukarıdaki yörüngede yaşanıp çalışılabilecek bir uzay istasyonu kuran insanlık, ne yazık ki yanı başımızdaki Gazze'de sığınılacak bir konteyner kent kuramadı. Şu bir gerçek ki çocuk hakları ancak, dünyanın tüm çocuklarının gözünden akan yaşın değeri eşit olduğunda gerçek mahiyetine kavuşabilir."
“ÇOCUKLARIN HAYATA SAĞLAM KÖKLERLE BAĞLANABİLECEĞİ YEGÂNE YER AİLE TOPRAĞIDIR”
Ailenin güçlendirilmesi başlığının, uluslararası gündemin merkezinde tutulmasının hayati önemde olduğunu vurgulayan Emine Erdoğan, "Dünyamız, savaş, ayrımcılık, yoksulluk, göç, iklim değişikliği gibi birbiri içine geçmiş küresel krizlerle dolu ve bu sınamalar gün geçtikçe daha da ağırlaşıyor. En büyük bedeliyse çocuklar ödüyor. O nedenle geçici çözümleri değil, kalıcı değişimleri hedeflemeliyiz. Unutmayalım ki, dünyanın neresinde olursa olsun, çocukların hayata sağlam köklerle bağlanabileceği yegâne yer aile toprağıdır. O yüzden gelin, aile kurumunu küresel tehditlere karşı korumanın yollarını birlikte bulalım" değerlendirmesinde bulundu.
Emine Erdoğan, Şeyh Zayed Çocuk Evlerinin kapılarının, çocuklar için hayırlı ve aydınlık bir geleceğe açılmasını temenni etti.
Programda, Aile ve Sosyal Hizmet Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ile BAE Devlet Bakanı Maitha Bint Salem Al Shamsi de birer konuşma yaptı.
Aile ve Sosyal Hizmet Bakanı Göktaş, koruma altındaki çocuklar tarafından Osmanlı kaftanlarının desen ve ihtişamını yansıtan kâğıt rölyef yöntemiyle üç boyutlu tasarlanmış kıymetli bir çalışmayı Emine Erdoğan'a takdim etti.
BAE Devlet Bakanı ise Şeyha Fatıma Bint Mubarek adına BAE'nin doğal çevresi ile kentsel yaşamı arasındaki ilişkiyi yansıtan, sanatçı Asma Belhamar tarafından hazırlanan bir çalışmayı günün anısına Emine Erdoğan'a hediye etti.
Kurumun girişinde çocukların çiçeklerle karşıladığı Emine Erdoğan, yerleşkede çocukların robotik kodlama, 3D yazıcı kullanımı, algoritma oluşturmaya yönelik düzenli olarak eğitimler aldığı Bilim ve Teknoloji Evi'ni gezdi.
Burada, 2025 yılında gerçekleşen TEKNOFEST'e "Tarla Faresi" isimli proje ile katılarak finale kalan çocuklarla bir araya gelen Emine Erdoğan, daha sonra 2025 yılında inşa edilen yeni grup evlerini ziyaret etti.
Emine Erdoğan, grup evinde kendi elleriyle yaptıkları kek ve kurabiyeleri ikram eden çocuklarla keyifli bir sohbet gerçekleştirdi. Çocuklar, grup evlerini tanıtarak, yaptıkları resimleri Emine Erdoğan'a gösterdi.
Nijerya Kadın İşleri ve Sosyal Kalkınma Bakanı Imaan Sulaiman-Ibrahim, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları, iki ülkenin büyükelçileri, milletvekilleri, Birleşik Arap Emirlikleri devlet temsilcileri, belediye başkanları, kurum personelleri ve çocukların katıldığı programda, Çocuk Evleri'nde yetişen Muhammet Tekeş'in Kuran-ı Kerim tilaveti gerçekleştirmesinin ardından, "Aile Yılı" ile Şeyh Zayed ÇES'in tanıtım videoları gösterildi.
Kurumdaki çocuklardan oluşan halk oyunları ekibinin gösterisinin ardından, devlet koruması ve desteğiyle hayata güçlü adım atan Hülya Haska ve Fatih Başköy birer konuşma yaparak, kurumun hayatlarına nasıl dokunduğunu anlattı.
BAE temsilcisi Mühendis Mohammed Ahmed Al Dhaheri'nin kurumda hayata geçirilen projelere ilişkin sunum yaptığı program, aile fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
(Cumhurbaşkanlığı)


Bu Habere Henüz Yorum Yapılmadı. İlk Sen Ol