Kırklareli İl Emniyet Müdürlüğünün bilinçlendirilmiş toplum ve bilinçlendirilmiş memur eğitimleri hız kesmeden devam ediyor. Daha önce el ilanları ve huzur toplantıları ile bilinçlendirilen vatandaşın ardından
Kırklareli il ve ilçe Emniyet Müdürlüklerinde görevli tüm amir sınıfı personele "Polis ve Etik Kuralları" konulu seminer verildi.
Kırklareli İl Emniyet Müdürlüğü ve ilçe Emniyet Müdürlüklerinde görevli kamusal hayatın içerisinde bulunan polis memurları ve Amirlerin etik olarak bilinçlendirilmesini amaçlayan seminere Kırklareli il Emniyet Müdürü Hüseyin Aktaş da katıldı. Kırklareli Emniyet Müdürlüğü brifing salonunda gerçekleşen "Polis ve Etik Kuralları" konulu seminerin konuşmacısı ise Kırklareli Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kemal Turan'dı.
1942 yılında Finike'de doğan Turan yaptığı 2 doktora, yayınladığı 50'nin üzerinde makale ve 2 kitabı ile eğitimin devamlı içerisinde olmuş bir eğitim uzmanı olarak Kırklareli il ve ilçelerinde görevli Amir ve Polislere birikimlerini sundu.
Eğitim nedir? Sorusu ile konuşmasına başlayan prof. Dr. Kemal Turan daha sonra sorduğu soruyu şu şekilde cevapladı.
"Kişinin yaşadığı toplum içinde değeri olan , yetenek, tutum ve diğer davranış biçimlerini geliştirdiği süreçlerin tümüdür. Eğitim, önceden saptanmış esaslara göre insanların davranışlarında belli gelişmeler sağlamaya yarayan planlı etkiler sürecidir. Eğitim sürecinde bireyin kendi yaşantıları esastır. Kısacası eğitim insanların kişiliklerini herhangi bir şekilde geliştirme çabasıdır."dedi.
Eğitim bir ömür boyu devam eder
Eğitimin üç temel öğesi olduğunu belirten Turan; 1- Amaç 2- Öğretme ve öğrenme etkinlikleri 3- Değerlendirmeler olarak sıradağı eğitimdeki öğeleri hakkındaysa şunları söyledi. "Eğitim amaçla başlar, öğretme-öğrenme etkinlikleriyle devam eder ve değerlendirme ile son bulur. Sürecin bu mantığı bütün kültürler için aynıdır. Amaçların içeriği ve öğrenme için kullanılan öğretme yöntemleri kültürden kültüre göre değişebilir, fakat sürecin doğası değişmez."dedi.
Gelişmiş ülkelerin eğitim sistemlerinin geride kalmış ülkelerin eğitim sistemlerinden çok daha farklı ve verimli olduğunu belirten Turan iyi bir eğitim ancak iyi eğitimciler ile olur diye konuştu.
Eğitimin bir ömür boyunca devam ettiğini belirten prof. Dr. Kemal Turan eğitilme konusunda şunları söyledi; "eğitim doğar doğmaz başlayan bir kavramdır. Ailede başlayan eğitim okullarda geliştirilir ve hayatın içerisinde devam ettirilir. Aile ve okullardan sonra eğitim daha çok uygulamaya yönelik bir eğri içerisinde olacaktır. Bu uygulama ve pratiklerde daha çok işimiz ve kamusal hayatın içerisinde varlığımızı ve işimizin devamlılığını sağlayabilmek için çok önemlidir. Eğitimin ne kadar önemli olduğunu çalışma hayatımızda daha net görmekteyiz."dedi.
Kurumların başarısı ve kamusal barış eğitilmiş personele bağlıdır
Eğitilmenin ne kadar önemli olduğunu ve bunların iş hayatında her an karşımıza çıkacakmış gibi benimsenmesinin çok önemli olduğu belirten Turan bu anlattıklarına ek olarak ise eğitimli insanın hem sosyal hayatta hem iş hayatında hem de birçok konuda kendini geliştirecek ve maddi değerlerine (tarihi eser) ve manevi değerlerine(örf adet) de sahip çıkacaktır toplum olma bilincinin yerleştiği eğitimli bireyler her daim kamusal sessizliğin ve etik kuralların çerçevesinde yaşayacaktır diye konuştu.
Bir kamu kuruluşundaki veriminde nasıl arttırılacağı konusunda örnekler veren Turan konu ile alakalı olarak şunları söyledi;
"Bir kamu kuruluşunda yani insanların oluşturduğu hizmetler bütünde verimi nasıl sağlayabiliriz denildiğinde konuyu şu şeklide özetleyebiliriz. Ekonomik rahatlılık, çok az hata payı, üst düzey moral, yeni ve eğitimli elemanlarla sürekli tazelenen kamusal bünye."
Kamusal bir kurumda hizmet bekleyen vatandaşla hep bir arada olan görevlilerin ancak bu şekilde daha güzel hizmet vereceğini belirten Turan bunların getirisi olarak halkın hizmet bilincini sağlamlaştırma, hizmetin kalitesini yükseltme, halkın memnuniyetini arttırma olarak sınıflandırdı.
Kamusal başarıya giden dört basamak
Bir çalışma programı içerisinde nasıl olunursa halk ile tamamen bütün olunabilir ve kamusal sarsıntılar önlenebilir sorularının da cevabını veren ve birçok maddeyi örneklendiren prof. Dr. Kemal Turan bir kamu kuruluşunu ve bir kamu kuruluşlunda çalışanların nasıl olması gerektiğini şu şekilde özetledi.
" bir kamu kuruluşunun amaç ve misyonu olmalı, amaç ve misyonu olmayan kimse olamayacağı gibi amaç ve misyonu olmayan hiçbir kurumda düşünülemez. Bu bağlamdan bakıldığında kurum içerisinde bulunan kişilerin ilk önce kendilerini ve içerisinde bulundukları kurumun misyonunu sorgulamalıdır ancak o zaman başarılı ve etik kurallar çerçevesinde bir çalışma organize edilmiş olabilir. Bir diğer konu ise dürüstlük ve tarafsızlık halkın bekası ve kamusal hayatı söz konusu olduğu bir durumda tarafsız ve dürüst olmak en önemli etkendir bir sosyal olgunun yaralanmaması konusunda. İlk iki madde olduğunda zaten zamanla oluşabilecek bir diğer olgu ise saygınlık ve güven ilkesidir. Kamusal hizmet veren yerlerin hizmet ederken üzerlerinde olması gereken bu özelliklerin dışında insana verilen bir yetkinin yetki sahibi tarafından kötüye kullanılmasıdır. Örneğin bir memurun arkadaşına kıyak yapması yâda bir komşusunu kayırmasıdır. İnsanın kandırılabilir bir yapısı olduğu göz önünde bulundurulduğunda eğitilmenin bu aşamada ne kadar önemli olduğunu görmekteyiz."dedi.
Bu Habere Henüz Yorum Yapılmadı. İlk Sen Ol