Efsane Belediyecilik

Belediye hizmette halkla iç içe olan bir kamu kurulusudur. Köyler ve mezralar hariç Büyüksehir, il, ilçe ve belde belediyeleri ile birlikte bu gün için halkin yüzde doksaninin kucaklayan bir organizasyonun adina belediye denmektedir. Bunlar bulunduklari yerlesim merkezlerinin yolunu, kanalizasyonunu, suyunu, ulasimini, park ve bahçelerini, simdilerde dogalgazini temin eden ve halkin kullanima arz eden kuruluslardir. Bazi belediyelerimizde göze çarpan ancak büyük çogunlugunda yeteri kadar ele alinmayan bir konu da kültür çalismalaridir.

Dikkat edilecek olursa nerede “Belediye” kelimesini kullanacak olsak orada hemen “hizmet” kelimesini de birlikte terennüm ediyoruz (söylüyoruz). Zira belediyecilik bir ticarethane, kar elde eden bir kurulus degildir. Belediyeler, kendilerine üçe mal olan bir seyi bese satarak kar edemezler, böyle bir gaye ile çalisamazlar. Belediyelerin tek amaci ve buna bagli hazirladiklari programlari hep halka ve hizmete dönük olmaya mecburdur. Hizmetini geregi kadar yapamayan Belediyelerin baskan ve meclis üyeleri bir sonraki seçimde halkin teveccühüne mazhar (sevgisine) olamamakta ve seçilememekte, belediye hizmetlerinin aksamamasi için yerlerine bir baska baskan, meclis üyeleri seçilerek hizmet yarisina katilmaktadirlar.

Belediye makamini ve yetkisini kendilerinin, yaran ve yandaslarinin palazlanmasina alet edenler belki bir süre bu amaçlarini sürdürebilirler ama unutmasinlar ki “tespit edilmis istikbal (gelecek) yakindir” atasözü geregi ikinci seçimde saltanatlari mutlaka sona erdirilir.

MILLI GÖRÜS BELEDIYECILIÄzI

“Milli görüs” basta düsünce tarzi sonra icraat ve uygulamalarinda milletimizin bin yillik düsünce ve inanisinin uygulanmasi demektir. Tarihi bir gerçektir ki milletimiz inanista, düsüncede ve uygulamada “Hak’kin korunmasina” büyük önem vermis, haksizliklarin giderilmesinde bu makamlar birer vasita olarak kullanilmislardir. Mutlu bir toplum olusturabilmenin tek çözüm yolu önce mutluluga talip bir idareci ile bulunmasindan geçer. Polisin, kanunun kendisini göremeyecegi, bulamayacagi yer ve zamanlarda “yaptiklarini, yapmasi gerekirken yapmadiklarini gören, bilen ve bir gün bunlardan hesaba çekilecegini bilen…” insanlar, belediye baskani ve belediye meclisi üyesi olurlarsa böyle insanlardan asla bir zarar gelmeyecegi gibi yapmasi gereken hizmetler de beklenenin ve ümit edilenin fevkinde (daha fazlasi) olacaktir.

Bu makamlar tarihimizde hep hizmete vesile yerler olmuslar, atalarimizin hizmette düsturlari (prensip) “Sizin hayirliniz, insanlara hayirli olanidir” esasi olmustur. Milli görüs’ü benimsemis bir belediye baskani gece uyumak için basini yastiga koyarken, “Acaba, benim sehrimde bir vatandasim bile olsa aç ve susuz kalmis midir?” diye düsünmekte, kendisini uykunun kucagina bir türlü birakamamaktadir.

Milli görüs belediyeciliginde rüsvet, yolsuzluk, görevi kötüye kullanma gibi gayri hukuki ve gayri insani davranislarin kesinlikle yeri yoktur. Bu gibi asagilik hareketleri belediye baskanlari kendileri yapmayacaklari gibi kimselere de yaptirmazlar. Bu günkü deyimiyle asla “yemezler ve yedirmezler” Diger partiler ve adaylar içerisinde de ahlakli ve ehliyetli kimseler vardir, denilebilir. Elbette bu dogrudur. Ama bunlarin düsünce ve inanis tarzlari, makamin ve yetkinin sagladigi imkânlar, kadrosunun ve çevresinin kendisi gibi bir yapiya sahip olmamasi, üst makamlarin yasa disi ve yanlis istek ve arzulari gibi hususlar bu insanlari, “tuz içinde kalan balik da tuz olur” kuralinca ayaklarini kaydirmakta, kendilerinin bile bundan haberleri olmamaktadir.

ÖRNEKLER VE DEVRIMLER

“Bu kadar emin nasil yaziyorsunuz” derseniz, elbette bunun ölçüleri oldugu gibi örnekleri de mevcuttur. Ama önce konuyu genel olarak ele alalim.

1989 yili mahalli seçimlerinde Refah Partisi kanaliyla Milli görüsçü Belediye baskanlari ilk defa halka hizmet etmek için Belediyelerin baslarina geldiler. Çok kisa bir zaman sonra yaptiklari icraatlarla, aldiklari tedbirlerle (önemler), halkla kurduklari temaslarla büyük bir fark ortaya koydular. Biz buna “Efsane belediyecilik hizmetleri” diyoruz.

Ne yapmis bu belediye baskanlarimiz, halkin gönlünde nasil taht kurmuslardir? Devrim niteligindeki bu çalismalarin bize göre belli basli sebepleri sunlardir. Bunlar;

1. Halkla güzel iliskiler devrimi yapmislardir. Belediyenin ve baskanin kapilari her zaman halka açik oldugu gibi “Beyaz masa” uygulamasi halkin dertleriyle yakindan ilgilenmisler, belediye baskan ve diger yetkililer zaman zaman halkin karsina çikarak onlara hesap vermislerdir.

2. Bütçe devrimi yapmislardir. Asla yememisler ve yedirmemislerdir. Belediye imkânlarini halka hizmette kullanmislardir. Böylece verimli hizmetler üretmislerdir.

3. Çevre devrimini gerçeklestirdiler. Çünkü insaniyla, havasiyla, suyuyla, agaciyla, hayvaniyla bir bütün olan çevre bizlerin mutlulugunun saglanmasinda önemi ne kadar büyükse, bunun nesillerimize devredilmesi de o kadar önemli olduguna inanarak kendileri çevreyi koruduklari gibi kimseye de çignetmemislerdir.

4. Yatirim devrimi de bunlarin isi olmustur. Üretime, istihdama ve ihracata dönük yatirimlarin, bulunduklari sehre saglanmasi için belediye olarak üstlerine düsen görevleri yerine getirebilmek için çirpinmislardir. Yatirim yapmak isteyen basta büyük sehirlerde yasayan hemserilerini sehirlerine davet ederek onlara kolayliklar saglamislardir.

5. Insani devrimi gerçeklestirmislerdir. Millet olarak sahibi oldugumuz degerleri siyasete katmislardir. Halkimizin, “siyaset yalansiz olmaz” kanaatini, “siyaset de olsa dogru olmak esastir” sekline çevirmislerdir. Hizmetin ve onun verimliligini engelleyen “israf ve savurganligi” belediyeden kaldirmislar, “rüsvetin kökünü kurutmuslardir”

O halde yapilan her türlü propagandalari bir kenara birakarak bizlere gerçek anlamda hizmet üretecek insanlari seçmeliyiz. “Bir baskan seçelim” yerine “milli görüsçü bir baskan seçelim” demeliyiz ve bunu göremeyenlere de göstermeliyiz.

nlaleli@mynet.com

Yorum Yazın

Bu Habere Henüz Yorum Yapılmadı. İlk Sen Ol