Aglasam mi kahrimdan. Keyiften ve sevinçten göbek mi atsam bilemedim. Yine de, dingin kalip, kutlamak en iyisi. Devlet ciddiyeti dedigin gerçekten böyle olmali.
söyle bir örnekle gireyim konuya Yillar önce Eskisehir futbol stadinin kapisinda, rest gele girisleri önlemek için bir önlem alinmis. En kestirme ve en zekîce önlem Bir adet sagir ve dilsiz vatandas koymuslar kapiya. Maça bedava girmek isteyen belesçiler kapiya kadar geliyor. içeri girmek istedigini söylüyor.
Sagir ve dilsiz kapi bekçisi ne duyar ne anlatabilir. Yalnizca kendine özgü devinimlerle, kapidan biletsiz girisinin yasak oldugunu anlatmaya çabaliyor.
Yok efendim, müdür bey benim hala ogludur. Beni o çagirda.
Veya, içerdeki polis memuru Mestan var ya hani, o benim can ciger.
Yok. Yok efendim. Giremez. Ona talimat öyle verilmis. Allâme-i cihan olsan giremezsin. Çünkü, anlatamazsin sagir ve dilsiz kapi görevlisine.
En güzeli de bu tabi! Bir takim belesçilerin hevesini ancak böyle kesebilirsin. Yok bunun baska yolu.
Tüm devlet kurumlari bu yolu seçerlerse ülkede ne rüsvet isler, ne adam kayiricilik, ne yolsuzluk, ne çözümsüzlük. Devlet, ciddiyetini her noktada iste böyle kusursuz göstermelidir.
Hani, bir yazimda söyle bir seyler yazmistim ya
"Bizler hani, turnike caminin iç tarafina geçince devlet oluruz da, camin disina çikinca vatandaslasiriz.
Bir kurumda camin iç tarafinda devlet olan biri, bir baska devlet kurumunda camin disindadir ve burada vatandas Haso'dur, Hüso'dur, Memo'dur. Veya Ayse'dir, Fato'dur.
Bir devlet dairesinde, bir devlet kurumunda, devlet bankasinda bugün vatandasa alabildigine ters davranan, horlayan, azarlayan, onun isini yapmamak için kivrim kivrim kivranan, bin derede su arayan bir kamu çalisani. bir baska devlet dairesine gittiginde isinde en küçük bir aksayis veya kendisinin vatandasa yaptigi islemin küçücük bir parçasiyla karsilasinca, dairesindeki is arkadaslarina ve eve gelince esine, dedikodu sirasinda çevresine anlata anlata bitiremez.
En basit örnegi Ögrenci velisini gönlünce azarlayip bir güzel giydiren, onu külliyen karacahil yerine koyup dökülmedik yerini birakmamaya gayret eden ögretmen. Ziraat Bankasi'na gidip te islem yaptirmaya kalkisinca. isinde gönlünce gitmeyen bir yer olunca. veya PTT'de."
Gecelikle, apar-topar bir hasta getirdim Kirklareli Devlet Hastanesinin aciline. Ertesi gün ameliyat edilmek üzere hemen yatisini yaptilar.
Hasta komsumuzun yakinlarini aradim ve en yakini olan ablasiyla kardesi hemen Çorlu'dan basip geldiler gecelikle.
Bu durumda benim hastaya eslik görevim bitmis oldu. Çekip gittim evime.
Sabah ilk isim, hastayi ameliyat öncesi görmek, bir gereksinimi varsa burada oldugumu söylemek, en azindan ameliyata girecek olan ve kendi elimle getirip teslim ettigim hastaya moral takviyesi yapmakti beyinsel ve insansal amacim, düsüncem.
Kapidaki görevle kisi, büyük bir ciddiyetle, 13.30'dan önce ziyaret olmadigini, bu istegimin olamayacagini bildirdi.
Alip sirtima kaçirmayacagim veya her hangi bir dalga-dümenle hastayi hastaneden aparmayacagim konusunda namusum ve serefim üzerine ant içtim. Olmadi. Yarim dakikacik görmek istedigimi ve insanlik görevimi yerine getirmek istegimi, hatta buna zorunlu oldugumu sezdirmeye çalistim. Yine olmadi.
Bir iki saat bir yerlerde durdum-murdum. Bir daha denedim. iki görevli birden, yine müthis bir devlet ciddiyetiyle, böyle bir seyin asla ve kat'a mümkün olamayacagini açik seçik anlattilar. Ziyaret saatini yeniden animsattilar.
Umudumu yitirmistim artik.
Derken, bir ziyaretçi grubu iniyor yukaridan. içlerinde hatirli bir din adami. Tanisiriz. Hal-hatirlastik. Durumu çitlattik.
Din adami, beni yukari çikarabilecegini bildirerek kapiya yöneldi. iki görevli de söyle bir yanlara açilim devinimine yeltendiler.
"Hayiir!" dedim. "Buradan ziyaret girisi yasak. Giremem." Çünkü, buradaki devlet ciddiyetini içtenlikle kutluyorum ve ülkemdeki tüm devlet kuruluslarinin ayni ciddiyeti saglamalarini, basarmalarini arzuluyorum. Benim ülkem ve devletim laçkaliklar elinde bocalamamali.
Üstelik, ben o kadar hain bir vatandas miyim ki, devletimin kurumundaki ciddiyeti ayaklar altina alayim ve aldirayim. Kafami kesseniz bunu yapamam!..
Burasi Kirklareli. Ben Kirklareli'de yasiyorum. Burasi benim devlet uzantim. Zaman zaman Kofçaz'i yaziyorum. Çemiskezek'i yazacak degilim ya! Veya Diyarbakir'i. Oralari hiç görmedim ki.
"Ne kadar da kisisel seyler yaziyorsun caniim! Millet senin kisisel girgirlarina katlanmak zorunda mi?" derseniz.
Özür dilerim.
NE ARAMIŞTINIZ ?
ÇOK OKUNANLAR
-
Yeni Parti'de Kırklareli Teşkilatları Tamamlandı! İşte İsim İsim Liste
11 Eki 2026 -
Siyaseti kişisel ikbalimiz için değil, 86 milyonun huzur ve refahı için yapıyoruz
01 Eki 2026 -
Kırklareli TSO Başkanı Soner Ilık, “Kırklareli İl İstihdam ve Mesleki Eğitim Kurulu 2026 Yılı 4. Olağan Toplantısı”na Katıldı
03 Eki 2026 -
"Ülkemizde farklı kesimler arasındaki mesafeleri kapatacak bir toplumsal zeminin oluşmasına ivedilikle ihtiyacımız var"
07 Eki 2026 -
İletişim Başkanı Duran: “Haremeyn-i Şerifeyn’in kutsiyetine saldırı, kabul edilemez bir hadsizliktir”
03 Eki 2026 -
Kırklareli’nde 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Programı Açıklandı! İşte Etkinlik Takvimi
27 Eki 2026
ÇOK YORUMLANANLAR
-
Kırklareli Valiliği Duyurdu: 29 Ekim Töreninin Yeri Değişti
28 Eki 2026 -
Bakan Yumaklı : “Türkiye, 2005’ten bu yana dünya un ihracatında birinciliğini koruyor “
29 Eyl 2026 -
Doçek Keşandan Anadoluya pedal çevirdi
29 Eyl 2026 -
Vali Turan Güvenli Eğitim İçin Sahadaydı
29 Eyl 2026 -
Kırklareli Dâhil 35 İlde Zehir Tacirlerine Büyük Darbe
29 Eyl 2026 -
Güçlü Gelecek İçin Üniversite Ve Şehir El Ele
30 Eyl 2026
Son Yorumlar
- "Ufuk Hattı Projesi" geleceğe umut oluyor: Tebrikler başarılar diliyorum ...
- "Ufuk Hattı Projesi" geleceğe umut oluyor: Tebrikler başarılar diliyorum ...
- Bir festival de böyle geçti: Çok istedik bizden olmadı yaralarımı kimse sarmadı ağladım sesimi duymadı sana olan dağlar kadar sev...

Bu Habere Henüz Yorum Yapılmadı. İlk Sen Ol