Kırklarelili başarılı kadınların oluşturduğu Kent Konseyi Kadın Meclisi Aralık ayında gerçekleşen yönetim seçiminden sonra belirlediği strateji doğrultusundaki çalışmalarına "Bütçemi Yapıyorum" projesi ile start verdi.
Bu kapsamda dün Kırklareli Mustafa Dalcalı Ortaokulu’nda bulunan çok amaçlı toplantı salonunda öğrenci velilerine söz konusu proje ile alakalı olarak çeşitli bilgiler verildi.
Kırklareli Kent Konseyi Kadın Meclisi Yürütme Kurulu Başkanı Yrd. Doç. Dr. Aysun Eyüboğlu Erşen "Bütçemi Yapıyorum" projesi kapsamında bilgilendirme toplantısına katılan öğrenci velilerine kısa bir konuşma gerçekleştirdi. Erşen konuşmasında çocuklarımızın en önemli gelişim sürecini oluşturan harçlık konusunda dikkatli olmaları gerektiğini belirterek; "Ne zaman ne kadar Para vereceğinizi iyi bilmemiz gerekmektedir. Aksi durumda çocuklarınızda ilerleyen yıllarda çok ciddi sıkıntılar ile karşılaşabilirler" diyerek şöyle konuştu;
"Kırklareli Kent Konseyi Kadın Meclisi olarak biz ilk etapta sağlık, eğitim, kadının hakları ve çocuk gelişimi konularında hazırladığımız projeler ile Kırklareli belediyesinin de desteğini alıp Kırklareli'nde bulunan tüm vatandaşları bilgilendirme projeleri ile çalışmalarımıza 2012 yılında olduğu gibi 2013 yılında da devam ediyoruz.
Harçlık konusuyla alakalı olarak ta yaptığımız "bütçemi biliyorum" projesi de bu doğrultuda gerçekleştirdiğimiz projelerimizdendir. Amacımız yaptığımız çalışmalar sayesinde daha bilinçli bir Kırklarelili yaratmaktır."dedi.
"Bütçemi Yapıyorum" projesinin harçlık konusundaki bilgilendirme toplantısına; Adalet Bakanlığına bağlı olarak hizmet vermekte olan Denetimli Serbestlik Müdürlüğü görevlisi Psikolog Fulya Mert konuşmacı olara katıldı.
Çocukluk yıllarından
itibaren sorumluluk
duygusunu artırmak için…
"Bir çocuğa yapılmış en büyük kötülük ona her istediğini alıp onu hayalsiz bırakmaktır" cümlesini söyleyip proje kapsamında gerçekleştirilen bilgilendirme toplantısına başlayan Mert; "Haçlık nedir? Ve çocuklarımıza neden harçlık verilir?" sorularını cevaplayarak konuşmasına başladı;
"Harçlık sözcük tanımıyla ufak tefek gereksinimler için ayrılmış paradır. Ailelerin çocukların ihtiyaçları konusunda harcamaları adına verdikleri harçlık bu broşürün ana temasıdır. Çocuklar beğendikleri her oyuncağı ya da bir kırtasiye malzemesini almak için harçlık alırlar. Çocuklar küçük yaşlardan itibaren para yönetimini öğrenmelidir. Çocuklar parasını nasıl kullanabileceğini, ihtiyaçlarını önem sırasına koyabilmeyi, tasarruflu olmayı aldığı harçlık sayesinde öğrenir ve bu sayede çocuğun sorumluluk duygusu, sorumluluk ve sahiplenme duygusu da gelişir."
"Harçlık ödül olarak alınmaz" cümlesi ile asıl anlatılmak istenilene vurgu yaparak konuşmasına devam eden Mert şunları kaydetti;
"Harçlık gereksinimleri karşılayabilmek için alınır. Ödül olarak alındığı takdirde harçlık olmaktan çıkarak rüşvet olarak kullanılmaya başlanmıştır. Çocuk ilk harçlık almaya başladığında önce para üstü gibi kavramları bilmediğinden ve henüz para harcamak hakkında yeterince bilgi sahibi olmadığından dolayı bir süre anne ve babası ile harcama yapmalıdır. Bir sonraki aşamada ise çocuk kendi başına para harcamaya başlamasına rağmen düzenli olarak anne ve babası ile birlikte harcadığı paranın hesabını yeniden yaparak eğer varsa hesap hataları ya da gerekli ve gereksiz harcamalar üzerine konuşarak çocuğun konu hakkında bilinçlenmesi sağlanmalıdır."
Mert konuşmasının devamında şunları söyledi;
"Çocuk için harçlık 6 yaşlarından itibaren verilmeye başlansa da, 10 yaşından itibaren parasını nasıl harcayacağı konusunda daha fazla fikir sahibidir. Bu yaştan itibaren harçlık miktarı ve harcaması gereken ihtiyaçları konusunda fikrini belirtmeye başlayabilir. Ancak bu yaştan önce çocukların ne kadar para harcayacağına ve ne kadar paraya ihtiyacı olduğuna ebeveynler karar vermelidir. Çocuk harçlık miktarı konusunda gerçek anlamda fikir sahibi olmaya başladığı zaman ise, harçlığın ne kadar olacağına çocuk ve ebeveyn beraber karar vermelidir. Ayrıca belli zaman aralıklarıyla da miktarı yeniden birlikte gözden geçirmelidir. Çocuğun harçlığı yeterli bulmadığı takdirde, bu miktarın neye göre belirlendiği uygun ve sakin bir dille çocuğa açıklanmalı ve bir süre harçlık durumunun takibi yapılarak gerçekten miktarın az olup olmadığı yeniden değerlendirilmelidir. Çocuğa az para verilmesi kadar çok para verilmesi de israf ve doyumsuzluk duygularını geliştireceği için olumsuz olarak değerlendirilmektedir. Çocuğa fazla para verilmesi çocuğa mutluluk vermeyeceği gibi, mutsuzluk ve doyumsuzluk duygusu yaşatacak aynı zamanda da parayı harcamasının kontrolünü güçleştirecektir. Bunlara ek olarak fazla harçlık vermenin çocuğun çevresindeki daha az harçlık alan yakın arkadaşlarına da zararı vardır"
Psikolog Fulya Mert konuşmasını şu cümleler ile bitirdi;
"Param bitti dediğinde ek harçlık verilmemelidir"
"En tutarlı ve uygun yöntem, harçlığın belirli bir düzen içinde çocuğa verilmesidir. Örneğin, haftalık ya da günlük olarak verilebilir. Ebeveyn ve yakın akrabaların özel durumlar dışında (bayram gibi) sık olarak birbirinden habersiz harçlık vermesi olası ise durum değerlendirilerek, ailenin mekanizmasına uygun bir şekilde bir sistem oluşturulmaya çalışılmalıdır. Harçlığın veriliş zamanları değiştirilmemeli. Gereksiz harcama yapan çocuğa ara harçlık verilmemelidir. Aileden aynı kişi düzenli olarak harçlığı çocuğuna vermelidir.
Çocuk harçlıklarını aynı zamanda biriktirmeye ve daha pahalı ihtiyaçlarını ya da eksiğini karşılamaya veya çok istediği bir malzeme ya da oyuncağı almaya teşvik edilmelidir. Ancak toplu parasını harcayacağı zamanda çocuğun, anne ve babasını bu durumdan haberdaı etmesi gerekmektedir. Çocuk ebeveynlerinin yardımıyla eldeki harçlık varlığını planlayarak harcaması gerektiğini erken yaşlarda öğrenmelidir."
Sonuç olarak harçlık
verilen çocuk;
- Zamanla para yönetimini ve planlamayı öğrenir.
- Zamanla tasarruf yapmayı, hedefleri için biriktirmeyi öğrenir.
- Sorumluluk duygusu kazanır.
- Sahiplenme duygusu artar.
- Kendisine olan özgüveni artar.
- Ailesine güveni artar.
- Gereksinimlerini nasıl karşılayacağım öğrenir.
Bu Habere Henüz Yorum Yapılmadı. İlk Sen Ol