Bugün hangi egitimciye, hangi etkiliye, yetkiliye sorsaniz, branslasmanin tersine ve aleyhine bir sey diyemez. Tam tersine, branslasmanin lehine saatlerce söylev de verebilir.
Peki, bu etkili ve yetkililer, 2000'li yillarda yürüdügümüz su an, niçin hâlâ bir insani, hiç ilgisi olmayan dallarda egitim vermeye zorlar?
Bir sürü gencecik sübyani, bir kisinin yeterli yetmezli uhdesine terk eder?
Nasil ki, anasinifi ögretmenligi baslibasina bir branssa... Öyle degil mi? Anasinifi ögretmenligi, üniversiteden baslayan bir egitimle, kendine has bir brans olarak ele aliniyor.
Birinci sinif ögretmenligi ile, üçüncü, besinci sinif ögretmenligi arasinda zerrece bir ilgi, iliski, benzerlik var midir? Bir düsünsek diyorum. Birinci sinif ögretmenligi, tipki anasinifi ögretmenligi gibi, tamamen kendine özgü, bütünüyle apayri bir dal degil midir? Birinci sinif egitimiyle, besinci sinif egitimi, elmayla antepfistigi kadar birbirinden ayri dallar degil midir?
Birinci sinif okutan bir ögretmen, sonraki yillar iki, üç, derken dördüncü sinif oluyor. ikinci, üçüncü siniflar, birbirinin ayni olan bir sistem. Adeta, bir çocuk, iki yil boyunca ayni dersleri görüyor ve böylece bu konuda, yani, matematigin alt yapisinda, dört islemde, okumayi ve yazmayi gelistirmede pekistirici bir çalisma yapiyor. Birinci sinifta okumayi ögrenen, rakamlari, sayilari taniyan, çok basit bir biçimde dört islemi sezinleyen çocuk, ikinci ve üçüncü siniflarda bu yönünü gelistiriyor. Tabi ki, birinci sinifla yine ilgisi olmayan bir sistem.
Sonra sirada dördüncü sinif ve ardindan bes. Aynen, ikinci ve üçüncü siniflarin birbirinin tipkisi olmasi gibi, dördüncü ve besinci siniflar da birbirinin tipkisi. Tamam, iki yil da bu konularda egitim ögretim aliniyor. Bilgiler gelistiriliyor. Birinci siniftan bu yana sinifini elinden birakmayan ögretmen, "Ali gel" yerine, üçgenin çizimleri, çevresi, alani, fen bilgisinde atom, molekül demeye basliyor. Matematik derslerinde çok basamakli sayilar birbirine kalanli kalansiz bölünmeye basliyor. Ondalik ve bayagi kesirler.
Zaten bunlar da her biri brans konusu.
Besinci sinif sonunda ögrencilerini terk eden ögretmen, hadi bakalim yeniden "Ali gel" demeye basliyor. Bu arada zorlaniyor. Birinci sinif ruhiyatina adapte olana kadar birkaç ay geçiyor. Yeniden birinci sinif ögretmeni olmaya çabalayan ögretmen, sesinden, girtlagindan, moralinden oluyor. Bir sürü kayip veriyor. Bir sürü unuttugunu yeni bastan toparlamaya çalisiyor.
Olmuyor iste.
Öte yandan, bir kisi, bir sinifin basinda. Esyanin dogasina aykiri Her seyi bilmesi, her seyi yapmasi, her seyi basarmasi ve çocuga ögretmesi bekleniyor.
Oysa, bir insan bir dalda, bilemedin iki dalda, tas çatlasa üç dalda daha bir becerili, basarili, yetenekli olabilir.
insan vardir, matematik yönü gelismistir de, müzik yönü zayiftir. Türkçesi, edebiyati gelismistir de, beden egitimi yönü yetersizdir. Ögretmen vardir, sosyal bilgiler dersini islerken haz duyar, yaratici yöntemler kullanir, o dersi keyifle isler de, fen bilgisi dersinde deney yapmak ya hosuna gitmez, ya ilgisini çekmez veya basaramaz. Basarmak zorunda midir? Degildir. Bir insandan her sey olmasi beklenmemelidir.
Gözümüz mü kör? Bir ögretmen hangi konuda yeterliyse, yetenekliyse, istekliyse, kendini yetistirmisse, o konuda branslassin, o derslere girsin.
Çok mu zor?
Bir tek ögretmen elinde bes yil geçirmis bir ögrencinin, yasamda bir yaninin kit, ciliz, güdük kalacagini nasil bilemeyiz, nasil tahmin edemeyiz, nasil inkâr ederiz?
Zor bir sey mi branslasmak?
Yararsiz bir sey mi üstelik?
Hayir hayir... istemeyenler var.
Hem de suyun basindakiler. Bu ülkenin siradan insanlarinin çocuklarinin yeterli egitim almasini engellemek, almamasini saglamak isteyen, bilinçli insanlar.
Ve, bu insanlar, otuza yakin yildir bu ülkede degil branslasmayi saglamak, ögretmen bile yetistirmemeye gayret sarfediyorlar. Öyle olmasi gerekiyor onlar açisindan. Dedik ya Alabildigine cahil ve çaresiz insanlar, topluluklar gerekiyor bazilarina. Onun için ögretmen yetistirmiyorlar dogru dürüst ki, nesiller cahil ve edilgen kalsin.
NE ARAMIŞTINIZ ?
ÇOK OKUNANLAR
-
Yeni Parti'de Kırklareli Teşkilatları Tamamlandı! İşte İsim İsim Liste
11 Eki 2026 -
Siyaseti kişisel ikbalimiz için değil, 86 milyonun huzur ve refahı için yapıyoruz
01 Eki 2026 -
Kırklareli TSO Başkanı Soner Ilık, “Kırklareli İl İstihdam ve Mesleki Eğitim Kurulu 2026 Yılı 4. Olağan Toplantısı”na Katıldı
03 Eki 2026 -
Kırklareli’nde 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Programı Açıklandı! İşte Etkinlik Takvimi
27 Eki 2026 -
İletişim Başkanı Duran: “Haremeyn-i Şerifeyn’in kutsiyetine saldırı, kabul edilemez bir hadsizliktir”
03 Eki 2026 -
"Ülkemizde farklı kesimler arasındaki mesafeleri kapatacak bir toplumsal zeminin oluşmasına ivedilikle ihtiyacımız var"
07 Eki 2026
ÇOK YORUMLANANLAR
-
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Türkiye Cumhuriyeti’ni çok daha aydınlık yarınlara hep birlikte taşıyacağız”
29 Eki 2026 -
Boşanma Sürecinde Danışmanlık Hizmetlerini Güçlendirmek İçin İş Birliği
30 Eyl 2026 -
Mahallemde Hareket Var : Hareketli Yaşam Sağlıklı Gelecek
30 Eyl 2026 -
Eğitim ve Meslek Yolculuğunda Rol Model Buluşması
30 Eyl 2026 -
Yanan ağaçlık alanlar yeniden yeşerecek!
30 Eyl 2026 -
112\'de Güçlü Koordinasyon , Hızlı Ve Etkili Müdahale
01 Eki 2026
Son Yorumlar
- "Ufuk Hattı Projesi" geleceğe umut oluyor: Tebrikler başarılar diliyorum ...
- "Ufuk Hattı Projesi" geleceğe umut oluyor: Tebrikler başarılar diliyorum ...
- Bir festival de böyle geçti: Çok istedik bizden olmadı yaralarımı kimse sarmadı ağladım sesimi duymadı sana olan dağlar kadar sev...

Bu Habere Henüz Yorum Yapılmadı. İlk Sen Ol