Edirne Vakıflar Bölge Müdürü Hayati Binler, şehirdeki yüzden fazla vakıf eserinden biri olan Atik Ali Paşa Camii'nin ihale sürecini tamamladıklarını söylemiş Edirne Vakıflar Bölge Müdürlüğü'nün sorumluluğuna ait olan bütün tarihi eserlerin korumaları altında olduğunu ve çalışmaları çerçevesinde Kırklareli ilindeki tarihi yapılara da devamlı sahip çıktıklarını ve sahip çıkmaya devam edeceklerini söylemişti.
Edirne Vakıflar Bölge Müdürü Hayati Binler'in açıklamasını Kırklareli ve Trakyanın önde gelen Siyasi gazetelerinden olan Önadım'dan okuyan Arasta esnafı yapılamayan yapılanma ve uygulanamayan planlar nedeni ile tepkisini ortaya koydu.
Söylenenlerin hep lafta kaldığını belirten arasta esnafı geçirdikleri zor günlerde kolaylaştırma ve tadilatların olması gerekirken bu şekilde polyannacılık oynanmasına bir hayli içerlemiş gözüküyor.
Daha önce tarihi arastanın mimari bozuklukları, her ay ödedikleri kiralardaki acımasız yükselmeler, yetkililerin yanlarında olmaması ve Kırklareli içlerine sokulan yabancı esnafın sıcak parasını sömürmesi konularında şikayetlerini gazetemiz vasıtası ile tüm yetkili mercilere iletmişlerdi.
Son açıklama tuz biber oldu
Edirne Vakıflar Bölge Müdürlüğünden gelen bu açıklama sonrasında Edirne Vakıflar Bölge Müdürlüğüne maddi anlamda en çok getirisi olan Kırklareli'nin tarihi arastasının eksikliklerinin giderilmesi ve şikayetlerinin bir an önce yapılandırılması için çalışmaların hizmet sırasında ilk sırada olması gerektiğini belirten arasta esnafı sert konuştu.
Kırklarelinin en eski tarihi yapılarından olan ve içerisinde 12 esnafı barındıran arasta yaz boyunca esnafın Edirne Vakıflar Bölge Müdürlüğüne seslerini duyurabilmek için çabalamışlardı. Kapılarının dahi doğru düzgün kilidi olmayan çarşıda her yıl yüzde 30 oranındaki zam ve en önemlisi kış şartlarında oluşan aksaklıklar nedeni ile hala seslerini duyurabilmek için çabalıyorlar.
İki gün önce yayınladığımız Edirne Vakıflar Bölge Müdürünün açıklaması ve içerisinde aylık 15 bin TL kira veren 12 esnafı bertaraf edip ikinci planda olması gereken yapıları onarım çabası içerisine giren vakıflara esnaftan anlamlı çağrı geldi.
İçerisinde bulundukları zor durumu kışın acımasız şartları da eklenince ifade etmekte zorlanan arasta esnafı şunları söyledi;
"Yıllardır eskiyen ve git gide çeşitli ihtiyaçları beliren tarihi arasta çarşısında esnaflık yapmaktayız. Zamanla tahribata uğrayan çarşımızda çalışabilme şartları günden güne azalmakta. Her yıl kiralara yapılan yüzde 30'luk zam düşünüldüğünde Trakya genelinde ilk yapılanması gereken yerlerin başında Kırklareli Arastası gelmekte. Hem tarihi yapısı hem kültürel değeri hem de her ay getirisi düşünüldüğünde bunun olması gerekiyor" dediler.
Tarihi Arasta Çarşısının yanında bulunan Hızırbey Hamamında aynı bozuklukların olduğunu belirten Arasta esnafı şunları söyledi;
"Yazın sona ermesi ile birlikte yaşadığımız bu zor dönemi ne kadar anlatsak fayda etmeyeceği aşikâr. Gelip görmedikleri sürece faydasız. Kışın gelmesi ile birlikte rutubetin oluşması ve oluşan koku bizleri çok rahatsız etmekte. Zaten dışarıdan bakıldığında rutubetin nekadar derine işlediğini görebilirsiniz. Hızırbey hamamından itibaren oluşan rutubetlenme kış boyunca bizleri olumsuz yünde etkilemekte. Kırklareli'nin en eski yapılarından olan Arasta'nın bu durumu sadece bizlerin değil tarihini ve kültürel değerlerini önemseyen tüm Kırklarelilinin ortak sıkıntısıdır. İçinde bulunduğumuz bu duruma tarihler ötesinden gelen bir miras olarak bakabilirsek ozaman başarabiliriz.
Sıkıntılarımızı saymaya kalsak burdan Edirneye köprü olur diyen esnaf bazı sıkıntılarını da şu şekilde dile getirdi.
"Her mevsim eksik olmayan rutubet, kiraların yüksek oluşu, her yıl kiralara getirilen yüzde 30'luk zam, bakımsızlık, elektrik trafosunun dükkan olarak kiraya verilmesi, Kırklarelili olmayan pazarcıların rahat bir şekilde buralara gelip satış yapmaları, giriş ve çıkış kapılarının da kilitlerinin olmayışı" olarak sıralanan sıkıntılar sonrasında esnafın son sözleri şu şekilde;
"Bizlere bir kapı kulpunu temin edemeyen Edirne Vakıflar Bölge Müdürlüğü nasıl oluyorda bu kadar rahat olabiliyor. Onların kontrolünde olan bir yapının içerisinde bulunan vatandaşların sağlığı, bir tarihi yapının gelecek kaygısında bulunan insanların bu kadar boş verilmesinin nedeni ne? Kırklareli'nin en eski tarihi eserlerinden olan ve günden güne eskiyen kapanmaya doğru itilen bu eserin kapılarında kilidi bile yokken Edirne Vakıflar Bölge Müdürlüğünün bizler için henüz bir planlarının olmayışı bizlerin canını acıtan en büyük olaydır" dediler.
Bir aydır Kırklareli arasta esnafı ve Edirne Vakıflar Bölge Müdürlüğü arasında yaşanılan bu gelişmelerin nasıl sonlandırılacağı herkes tarafından merak edilmekte.
Bu Habere Henüz Yorum Yapılmadı. İlk Sen Ol