İZ BIRAKANLAR

Sevgili dostlar merhaba;
Bu hafta sizlere tanıtmak istediğim Şair, Süleyman Kolculardır. Onun düşüncelerini, nelerden esinlenerek şiirlerini yazdığını, kendi gözlemlerimle sizlerle paylaşmaya çalışacağım. Sizlerde biraz olsun Süleyman Kolcular'ı tanıma imkânını bulmuş olacaksınız.
 SÜLEYMAN KOLCULAR
Kırklareli Merkez Demirtaş Mahallesinde 15 Haziran 1959 tarihinde dünyaya gelmiştir. Babasının ismi, İsmail Bey, annesinin ismi, Nebahat Hanımdır.
Süleyman Kolcular, İlkokulu Kırklareli'nde Tevfik Fikret İlkokulunda, Liseyi Kırklareli Atatürk Lisesi'nde 1976 yılında bitirmiştir. Aynı yıl Kırklareli Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu'nun imtihanını kazanmış ve bu okuldan 1978 yılında mezun olmuştur. Askerliğini 1981 yılında dört ay kısa devre olarak Antalya Avcı Taburunda yapmıştır. 1987 Yılında Kırklareli İl Özel İdaresine memur olarak girmiştir. Mesleki görevini devam ettirirken, Anadolu Üniversitesi İşletme Lisans bölümünde eğitimine devam etmiş ve 1999 Yılında bu okuldan da mezun olmuştur. Hâlen Kırklareli İl Özel İdaresinde memur olarak görev yapmaktadır.
Zerrin Hanım ile evli bulunan Süleyman Kolcuların Görkem Ecem isimli kızı ve Emre isimli bir erkek çocuğu vardır.
1976 yılından beri şiir yazmaktadır. Şiirleri serbest vezinle yazılmış şiirlerdir, hece vezniyle yazılmış şiirleri de vardır. Şiirlerinde ele alıp işlemiş olduğu konular, sevgi, özlem, tabiat, temalı şiirlerdir. Şiirleri genelde, didaktik, satirik ve lirik türde şiirlerdir. Doğaya ve insanlara âşıktır ayrıca Kırklareli'nin onda çok özel bir yeri vardır. Süleyman Kolcular için Kırklareli sevdalısı demek yerinde olacaktır. Sosyal yaşantısı içerisinde gözlemlediği yanlışlıklar karşısında devamlı olarak üzüntülerini dile getirmiştir. Çünkü o gözlemlerinde, olması gereken değerlerin yozlaştığını, saptırıldığını, güzelliklerin yavaş yavaş kaybolmakta ya da zarar görerek, değişikliğe uğramakta olduğunu görmektedir. O doğanın, tabiatın insanların zarar görmesini kabullenemeyen bir ruha sahiptir. Şiirlerinde, nasihat eder, uyarılarda bulunur. Mısralarında ki zaman zaman isyanı bundandır. Bunu; kendisine has bir üslup içerisinde yapar. Okuyucusu şiirlerinde bu güzellikleri ve de nelerden hüzünlendiğini anlar. Çünkü şiirlerini toplumun her kesiminin anlayabileceği dil ile yazmaktadır.  Süslemelerden uzak ve sade bir dil kullanmaya çalışır mısralarında.
 Şiirleri çeşitli basın ve yayın organlarında yayınlanmış ve yayınlanmaktadır. İlk şiir kitabını yayına hazırlamaktadır.
Süleyman Kolcular, Kırklareli'nde 2008 yılından bu yana faaliyet gösteren (KIRKSEDER) Kırklareli Kültür Sanat ve Edebiyatçılar Derneğinin üyesidir
Süleyman Kolcular'ın şiirlerinden sizlere örnekler vermek istiyorum.
İĞNEADA

Yurdumun cennet köşesi
Gençliğimizin gözağrısı
Mavinin, yeşilin en güzeli
Benim canım İğneada'm
İnsanın, gölün Mert'tir
Yazların çabuk geçer
Kışların çok ta serttir.
Benim güzel İğneada'm
Karadeniz bu güven olmaz ya
Bazı sene, derya mahsulü bol verir
Bir bereket gelir, haneler şenlenir
Longoz'lu, yakamozlu İğneada'm
Seni görmezsek yaz gelmez
Sana gelmezsek haz gelmez
Hatıralarımız mahsunlaşır
Benim şirin iğneada'm
Limanın var, Şahin Tepe'n var
Yerli, yabancı, herkes birbirini tanır
Benim bağrı yanık İğneada'm
Kıvrım kıvrım yollardan, dağlardan
Ormanlardan, sulardan ulaşırım sana
Gönüllerden ırak değilsin amma
Çilelerin neden bitmez İğneada'm
                         Mart 2006 - Kırklareli

BİZİM ÇEŞME

Bir orman çeşmesi vardı
Demirköy yolunda
Tam yolun yanı başında
Yaz kış, şırıl şırıl akar dururdu
Kendi başına
Bizde geçerken çocuklarla
Onun yanında mola verir
Hâlini, hatırını sorardık
Bizi serin suyuyla ferahlatır
Öyle yolcu ederdi
Bir gün İğne Ada'ya giderken
Baktık ki bizim çeşme yok yerinde
Yolu genişletmişler,
Bizim çeşmeyi yok etmişler
O ince damarları kuruyuvermiş
Oradan geçenler, çok iyi olmuş
Yol genişlemiş, kazalar azalır demiş
Onu yerinde göremeyince
Hemen eski anıları hatırladık
Bir garip oldu yüreğimiz
Sanki bir parça verdik
           01.09.2011- Kırklareli

CEP TELEFONU

Ne büyük nimet mi?
Yoksa illet mi, şu cep telefonu…
Adamın arkasında yok donu
Elinde pahalı cep telefonu

Ha babam mesaj, de babam çağrı
Konturcuyla, telefona çalışır olduk
Yolunduk, tırmalandık, durduk
Tanıdık, tanımadık aranır olduk
                        13.10.2005- Kırklareli

KAZA

Hiç yoktu hesapta bu kaza
Ne gerek vardı, bu kadar hıza
Yakında çıkacaklardı ilkyaza
Yazık oldu, çocukla, genç kıza

Fütursuzca basarken gaza
Bedeli ödenmez bir ceza
Bekledi bir görünmez kaza
Son durak erken geldi keza

Yollarda her an bin bir niza
Geride kalanlara her gün eza
Namı nişanları, hep aynı hiza
Hatıralarda kaldı, o elim kaza
                         27.05.2009- Kırklareli

KİM ÖZÜRLÜ

Gücümü, Kudret'ten alırım ben
Hayata bağlıyım gönülden
Yapmam ne gıybet, ne sitem
Kalsam da tek başıma, bir ben

Manalı gözle bakma bana
Kendine bak, gelme yanıma
Çileli hayat yetse de canıma
Yaşama sevincim yeter bana
                   27.05.2009- Kırklareli

KIRKLARELİ'M

Bizim güzel vatanımız
Kırklareli'miz canımız
Kırk Şehitler atalarımız
Uğruna helaldir kanımız
Ne kadar güzel havan var
Gerdanlı pınar suyun var
Sokakların biraz dar, olsun
Her yerin göz ağrımız, yâr

Demirtaş, İstasyon, Karakaş
Yayla, Karaca İbrahim, Akalar
Karaumur, Bademlik, Kırklar
Ne güzeldir bu mahalleler, bu yerler.

Nereye gitsek, nerede olsak
Hemen sana dönmek isteriz
Serhatlı Trakya'mızın göz bebeği
Güzel talihim, Kırklareli'm

Bilmem ki insanı çeken neyin var?
Sorsan, sende bir şey yok diyorlar
Duyan geliyor, gelen kalıyor, gidemiyorlar
Medeniyet, sevi yuvası Kırklareli'miz
               02.03.2006- Kırklareli

KAKAVA

İşte, gene ilk yaz geldi,
Her yer yeşillendi, şenlendi
Kırklarelililer gene dellendi
Haydi, kakava şenlikleri geldi.

Kakava bayramdır, seyrandır,
Kakava'ya herkes  hayrandır,
Kırklareli'miz can'dır, civandır.  
Bu ne güzellik,  bu ne heyecandır.       

Asırlar süren ata yadigârıdır
Geleneğimiz, göreneğimizdir
Bizde zengin, fakir herkes bir
Severiz, seviliriz, gezer eğleniriz.

O zamanlar at arabaları, taligalar
Şimdi artık son model arabalar
 Önceden hazırlanır, erken düşeriz yollara
 Her sene âdetimizi yaparız, valla.
 
Vurmuş davullar, zurnalar
İnce çalgılar, kavurmalar
Arş'a çıkmış sevincimiz
Gönlümüz açık, herkesi bekleriz.

İçimizde sonsuz vatan sevgisi
Çok severiz, tabiatı yeşili,  
Bilmem var mı bizim gibisi,
En güzeli de oğlak çevirmesi.
                        2006- Kırklareli

MALTEPE

Ne çok ta severdim seni
Sabah, akşam beraber gezerdik
En can arkadaşımdın
Can Düşmanım çıktın
                        2003- Kırklareli
Görüldüğü gibi şairimiz, şiirlerinde ele almış olduğu temalara kendi duygusal bakış açısından da ayrı bir güzellik katmıştır. Mısralarına, hasreti, özlemi, acıyı, ilmek ilmek işlemiştir.
Kendisine buradan, kaleminin daim olmasını ve bol ilhamlar dilerim. İnşallah bundan sonrada yeni yazacağı şiirleri  ile bizleri buluşturur ve Edebiyat dünyamıza yeni eserlerle katkıda bulunurlar.
Önümüzdeki hafta bir başka şairimizle sizleri tanıştıracağım. Saygılarımla

Yorum Yazın

1 Defa Yorum Yapılmış.

  1. Palmiye yayınları 16 Kasım 2013 Cumartesi 18:30:40

    Palmiye yayınları olarak gazeteci yazar şair arkadaşlarımıza bir imkân sunuyoruz. Destekli yayıncılık kapsamında yazılarınızı kitaba dönüştürebiliriz. Siz yazın biz basalım yayınlayalım. Konu ile ilgili ayrıntılı bilgi için lütfen iletişime geçiniz. İletişim bilgilerimiz: bilgi@palmiyeyayinlari.com https://www.facebook.com/palmiyeyayinlari Tel: 0555 2915061-0539 3602045