Zamanın küllerinde kaybolan köy Arizbaba

Trakya köylerini ziyaret etmeye devam eden Av. Zeki Kılıç’ın son adresi Arizbaba Köyü oldu. Kılıç, Arizbaba da halk ile görüşerek incelemelerde bulundu. Trakya köylerinin sorunlarını irdeleyip çözüm için çalışmalarına devam eden Kılıç, incelemeler sonucu elde ettiği verileri de paylaşmayı ihmal etmedi.

Arizbaba Köyü ziyaretinin ardından konuşan Av. Kılıç, “Köyün ismi köyde yatırı bulunan bir Bektaşi Şeyh olan Arizbaba'dan gelir. 1962 lere kadar her hıdrellezde yatır başında kutlamalar olurmuş. Şu an Topçubaba’da yapılan anmalara benzer şekilde.
Arizbaba aynı zamanda eski bir ekabir çifliği. Tevfik Bey Baba'ya ait 40.000 dönümlük bir çiftlikmiş eskiden. Büyük usta Nazif Karaçam'ın bu konuda ''Tarihi ve Romanı Yazılacak Çiftlik Arizbaba'' diye güzel bir yazısı var. Ayrıca eski bir bektaşi tasavvuf şairi olan Tevffik Bey Baba ile ilgili çok güzel bilgiler var ve en önemlisi Tevfik Bey Baba'nın torununa gönderdiği ''Oğluma Öğütler'' başlıklı öğütleri de okumaya, anlamaya ve üzerinde düşünmeye değer. Gelelim bizim programımıza ve köy gezimize 1 Şubat 2018. Köy Muhtarından İl Tarım Müdürlüğü’nün buzağı ölümlerinin engellenmesi ile ilgili köyde çalışma yapacağını duyunca koştura koştura köye gittim. Çalışmayı, köylünün katılımını ve tepkisini çok merak ettim.
Saat 7 gibi İl Tarım Müdürlüğü Hayvan Sağlığı Şubesi’nden iki veteriner hekim geldi. Özgür Kurt ve Serkan Durak. Çalışmalarını anlattılar köylüye. Toplam 20 kişi vardı. 5 i televizyon izledi. Toplantıyla ilgilenmedi. Çalışmalarda gördüm ki Kırklareli'nde köy köy istatistikler tutulmuş. Kaç inek var? Kaçı gebe kalmış? Kaç buzağı doğum sonrası ölmüş? Köylere göre yüzdeleri ve sayıları
var. Yine bu çalışmaya göre buzağı ölümlerinde ve ineklerin gebe kalma oranlarında aile işletmeleri büyük çiftliklerden açık ara önde. Anlaşılan o ki, inek de olsa hiç bir canlı kendisini ve geleceğini teminat altında görmeden doğurmak istemiyor. Buzağı ölümleri aslında çok yüksek değil. Ortalama %8 civarında. Ancak gebe kalma oranlarında %25 - 30 lara varan kayıplar var. Bu durum çiftçinin gelir durumunu hem buzağı hem süt bakımından etkiliyor. İl Tarım Müdürlüğü’nün gebe kalma oranlarının neden düşük olduğuna yönelik acilen bir çalışma başlatması gerekiyor. İthal edilen ineklerin döl tutma oranları,iklime ve coğrafyaya uyumlarının bunda etkili olacağını öngörüyorum.
Veteriner hekimler kısaca ahırların rüzgar almayacak, kuru ve temiz olması gerektiğini, gebeliğin son iki ayındaki beslenmenin buzağı verimine etkisini, ağız sütünün (kolosturum) ilk iki saatte verilmesinin önemini, 24 saatte verilecek ağız sütü miktarını ve ağız sütünün buzağı için sadece beslenme olmadığını ve bağışıklık sistemini nasıl geliştirdiğini anlatıyordu ki Özgür bey, dinleyenler toplu isyana geçti. kardeşim biz bunu bilsek ne olacak? 80 haneli köyde 14 süt üreticisi kalmış. Koca köyde
68 inek kalmış. Yemin çuvalı 65 TL olmuş. Et kasapta para ama bizim malımız para etmiyor. Danalar ahırda müşteri bulamıyoruz. Devlet Sırbistan'dan et ithal ediyor. Sen burada neyi konuşuyorsun? Veterinerlerin tüm çabaları, muhtarın performansı bile halkın başkaldırısını ve protestosunu yatıştırmaya yetmedi. Veterinerler ekipmanlarını toplayıp Kocahıdır Köyü’ne gittiler.
“Meydan bize kaldı”
“Eee dedik anlatın hele, nedir durumunuz? Aynı isyanlar devam etti. Köyde yapılacak olan arazi toplulaştırmasından, köyün arazilerinin 2.000 dönümünün Ziya Tarım’a ve yabancılara satışından, arıtma kurduk diyerek köylerin kanalizasyonunu dereye akıttıklarından ve dereden artık sulama yapamadıklarından ve dere suyunun kirliliğinden,köydeki gençlerin evlenmek için kız bulamadığından, bu yüzden ve tarımdan para kazanmanın imkansız hale gelmesinden, gençlerin köyleri terk ettiğinden köyde nüfusun 160’a , günlük süt üretiminin 700 kg’ma düştüğünden ve dahi geçinemediklerinden bahsettiler. Sonuç olarak ortalama 70 yaş sınırına dayanan bu köyün kendilerinden sonra boşalacağını ve kimsenin geri dönmeyeceğini söylediler.

Yorum Yazın

Bu Habere Henüz Yorum Yapılmadı. İlk Sen Ol