SELANİK IŞIKLARLI TÜRKLERİNİN ÖYKÜSÜ

15 Mayıs 2015 günü Kırklareli'nde ailesi Selanik Işıklar göçmenlerinden olan Dr. Osman Mesoğlu ile Selanik IŞIKLAR göçmenlerinin hikayesini konuştuk. Yerel tarihe balkan göçmenlerinin Trakya'daki öyküleri yıllardır ilgimi çekiyor. DR. OSMAN MESOĞLU: "Geçen sene Selanik IŞIKLAR'a yaptığımız gezi sırasından akrabam HÜSEYİN ŞAYLAN'ın bana aktardığı hikayeye göre ki kendisine, bunları sana kim anlattı diye sorduğumda deden BİLAL PEHLİVAN var ya o biz geçlere bunları anlattığında ağzımız açık kalırdı. Kendisinin anlattığına göre biz IŞIKLARLILAR Konya'nın Ilgın kasabasında yaşarken Osmanlı Devleti'nin başında YILDIRIM BAYEZIT haçlı ordusuyla savaşmak üzere NİĞBOLU'ya sefere hazırlanırken bizim IŞIKLAR'lılar eli pusat silah tutan kırkatlı savaşçı Osmanlı ordusuna katılmak üzere köylerinden ayrılıyorlar.
Bize IŞIKLAR'lıların Kayı boyuna mensup bir aile olduğunu anlatırdı. Bu kırkbir atlının başında yine Işıklar'dan Şeyh HÜSO isimli bir zat varmış. Savaşa katılmışlar. Kırkbir savaşçıdan yirmi ikisi şehit düşüyor. Ondokuzu sağ kalıyor.
Şeyh HÜSO da sağ kalanlardan. Ve bu ondokuz savaşçı komutanlarının isteği ile Rumeli'de kalıyorlar. Bir kısmı da Konya Ilgın'a gidip, orada kalan aileleri de Rumeli'ye getiriyorlar. Ve şimdiki IŞIKLAR (Evrepos) köyünün olduğu yere yerleşiyorlar.
Ve yaklaşık beş yüz yıl boyunca IŞIKLAR köyünde yaşıyorlar.
Amcam ALİ MESOĞLU çeşitli kereler bana ATATÜRK'ÜN baba tarafının bizim IŞIKLAR'a on km mesafedeki BOYMİS'a bugünkü AXİOUPOLİS kasabasından olduğunu söylemiştir. Ona da aile büyüklerinin anlattığını söylerdi.
Biz köyümüze geçen sene 24 Nisan 2014 Cumartesi günü kafile halinde ziyarette bulunmuştuk.
Köyde yaşayan Rumlar bizi büyük bir teveccüh ve ikramlarla karşıladılar.
Elli yaşın üstündeki hemen herkes Türkçe biliyordu.
1912 ile 1924 yılları arası şimdiki yaşayan Rumların o zamanki büyükleriyle bizimkiler bir arada yaşamışlar.
Bizden çok yardım ve iyilik gördüklerini hala bizim tarlaları istediklerini anlattılar.
Bilal Pehlivan'ın ismi hala konuşuluyor" dedi. Kırklareli'ndeki Şaylan'ların Şeyh olan lakapları da Şeyh Hüso'dan kaynaklandığını Hüseyin Şaylan anlatmıştı. Teşekkürler.
Bilal Pehlivanla (Güçlü) bir terzi dükkanında tanışmıştım. Gençlik resimlerinde çok yakışıklı, güçlü bir insanmış. Muhabbetli bir insandı.
Evlerine gitmiştim. Eşi çok güzel bir şiir okumuştu. Öğrencim SEMİH TUNA'ya "Bilal Pehlivan ve eşiyle söyleşiyi kasete alacaksın.. Sınıflarda bu güzel söyleşiyi öğrencilerime dinlettireceğim. Sana da sözlü ve ödev notu olarak bu çalışman olumlu katkı yapacak" demiştim. Semih Tuna öğrencim sınıf başkanıydı. Çok saygılı bir öğrencimdi. Bilal Pehlivan'la yaptığı söyleşiyi tarih dersine gittiğim sınıflarda öğrencilerime kasetten dinletmiştim. Yerel tarihin önemini yıllar içinde daha iyi anladım. Şimdi de Trakya söyleşilerim devam ediyor. Yıllarca genel tarihi anlatmışız. Türkiye'deki Evlat-ı Fatihanların öykülerini, Balkan hikâyelerini seviyorum. Yazılmayı bekleyen sayısız öykü bizi bekliyor…

Yorum Yazın

1 Defa Yorum Yapılmış.

  1. İmren gözkaman 09 Kasım 2018 Cuma 17:22:40

    Bizler göçmen değiliz. 12 haziran 1924 te takas gelen Mubadiliz. Göçmen kendiliğinden gelenleri. Yada kaçak.