NEVRUZ BAYRAMI

"Ruz", gün demek, değil mi?
"Nev ruz" da "yeni gün". Nerden baksan bahar.
Bahar, bayram demektir. Doğa'nın bayram ettiği gün. "Gönlümde bahar açtı!" diyorsa bir insan, biline ki yüreğinde bayram esintisi vardır.
21 Mart, aynı zamanda "Aşık Veysel" demektir. Veysel'e de yarın değinelim isterseniz ama yine de Veysel sanki Hakk'a yürürken, "Artık doğaya bahar geldi. Bu zamana kadar sözlerimle, şiirlerimle, türkülerimle, sazımla ortalığı güzelleştirmeye uğraşıyordum. Bahar geldi ya. Doğanın güzelliği kendine yeter. Artık ben olmasam da olur," dercesine, sazını bizlere bırakıp gitmişti.
İnsanlar bayramda neler yapar?
Bayramlar kavga için midir gerçekten?
Bir bakar mısınız, birileri bayram yapacak diye, başka birileri zırhlarını, zırhlılarını donanıyor. Çelişki koklamıyor musunuz havada?
Ramazan bayramlarında, kurban bayramlarında ne zaman tekme, yumruk, bomba, dinamit kavga etmeye başlayacağız?
Bayram dedik ya! O ki bayramlarda kan akıtacağız... O ki bayramlarda vurup kıracağız, kırıp dökeceğiz... Bayramların vahşete davetiye çıkarışını kanıksadıkça öteki bayramlar da geliyor akla.
Yaklaşık bir ay sonra bir bayramımız daha gelecek. Kimileri "İşçi bayramı" diyecek, kimileri "Emek bayramı" veya "Emekçi Bayramı." Bakın, o zaman da bayram yapacağız!
Neyse...
Nevruz'un ne olduğu hakkında yorum çeşitli. Kimisi demirci ustasından söz ediyor... Kimisi Türkler'in, "Asena"nın ardına düşüp yola çıkışından...
Aleviler'e sorarsak, Hz. Ali'nin doğum günü olduğunu söylüyorlar.
Ben de nerdeyse 21 Mart tarihini ilk aşkımı yaşadığım, sevgilimi ilk kez öptüğüm gün olarak adlandıracağım.
Yani, herkes işine geldiği gibi bir neden atıyor ortaya. Öyleyse neden ben de kendime göre bir bahane yaratmayayım?
21 Mart, en kısa söylemiyle Güneş'in kış eğiliminden cayıp yaz eğilimine girdiği gündür. Yani, bilimsel düşününce, yani, okullarda, ilkokul çocuklarına öğretildiği biçimde, en basitinden, en mantıklısından...
Doğa, güneşi daha bir doyasıya görmeye, özümsemeye başlıyor. Güneş, doğaya, toprağa daha bir denk vurmaya, daha bir kararlı inmeye, daha fazla ısıtmaya başlıyor. Bu da demektir ki, doğa artık kış uykusundan uyanmıştır, çiğdem çiçek yeniden canlanmakta, topraktaki su ılımakta, bitkilerin kökleri ılımanlaşmakta. Bitkilere su yürümekte. Bundan böyle ağaçlar, bitkiler hızla çiçeklenecek.
Kış oldukça iyi sürdü, iyi geçti.
Cellât, insan canı aldığı sürece cellâttır.
Katil, cana kıydığı sürece katil.
Çoban, koyun güttüğü sürece çobandır.
Çocuk, sokakta özgürce oynadığı, güldüğü, ağladığı, masum yalanlar söylediği ama yalan söylemenin hata olduğunu öğrendiği, kavradığı sürece çocuktur.
Sevgili, sevdiğine sadakatle bağlı olduğu sürece, sevdiğini içtenlikle söylediği, sevgiyi paylaştığı sürece...
Muhabir, her an bir yerlerden haber devşirdiği sürece muhabirdir...
Veysel, sazını türkülere, sözünü gönüllere adadığı ve uyarladığı sürece Veysel'di ve öylece yaşayıp terk-i diyar eyledi.
Kış, üşüttüğü, dondurduğu, kar yağdığı, yolları kapattığı sürece kıştır.
Mart, kapıdan baktırdığı, kazma kürek yaktırdığı sürece marttır.
Bahar, kanımızı ılık ılık coşturmaya yeltendiği zaman geliyor demektir. Yeni sevgilerin ve sevgililerin muştusu düşer damara.
Bahar mutluluk demektir.
Bahar bayram demektir.
Ne gerek var kavgaya?
Alevi'ye, Bektaşi'ye, Sünni'ye, Türk'e, Bulgar'a, Yunan'a, Alman'a, Rus'a...
Tüm güzel insanlara...
Kavgadan uzak, dostluğa yakın, sevgiye ve barışa amade...
İnsan için, insan huzuru ve mutluluğu için emek veren, çaba harcayan...
İnsanı ve doğayı içtenlikle seven herkese...
Baharınız kutlu olsun.

Yorum Yazın

1 Defa Yorum Yapılmış.

  1. çok güzel ifade etmiş helal hacam