Kapalı Pazar yerinin umudunu rüzgar ve yağmur çaldı götürdü

Sandıkları kaldırıp koparır nasırlı eller. Sıcak soğuk demeden, karında kışında açılır tezgahlar. Evde ekmek bekleyen yavrucaklar ısınırken, rüzgar çadırları devirir, yağmur yüzleri döver… Pazarcı esnafı kış gelince ekmeğini taştan çıkarır. Kapalı Pazar yerini hayal eder, insanca çalışabilmek için…

Kırklareli’nde Çarşamba Pazarı’nı yağmur vurdu. Sabah saatlerinden itibaren etkili olan yağmur, gün boyu pazarcı esnafına ve vatandaşlara zor anlar yaşattı. Rüzgar ile birlikte etkili olan yağmur, kapalı Pazar yeri yapımı için verilen sözü akıllara getirerek isyan ettirdi.Yağmur ve rüzgar pazarcı esnafını canından bezdirdi. Çadırları uçmasın diye bir yandan demirlere sarılan esnaf bir yandan da ısınmak için çeşitli yollar aradı. 

Pazar yerinde yakıla küçük ateşler ile ısınmaya çalışan pazarcı esnafını satışların az olması da kötü etkiledi.
Yakılan ateşler ile
ısınmaya çalıştılar
Rüzgarın etkisiyle daha da fazla hissedilen soğuk, pazarcı esnafının ısınması için alternatif yollar aramasına neden oldu. Pazar tezgahlarındaki azalma gözle görülür düzeyde azalırken, tezgah açanlar da satış yapabilmek için büyük zorluklara göğüs gerdi. Soğuk ve rüzgar ile boğuşarak satış yapmaya çalışan pazarcı esnafı, objektifleri gördüğü an isyan ederek “Pazarcı esnafı bitti” sözlerini dile getiriyor.
Çadırlar rüzgarla uçuyor
Yağmurdan korunmak için pazarcı esnafının en büyük yardımcısı olan çadırlar da rüzgardan dolayı gün boyu tehlikeli anlar yaşattı. Zaman zaman devrilen ve uçuşan çadırlar, insanların üzerine düşme riski de taşıyor. Şans eseri kimseye bir şey olmamasından memnun olduklarını ifade eden pazarcı esnafı, bir yandan çadırlarını kurtarmaya çalışırken bir yanda da yağmurdan korunmaya çalıştı.
Kapalı Pazar yeri
umutları tükendi…
Kış aylarının etkisini hissettirmesiyle birlikte, yağışlı günlerin gelmesi kapalı Pazar yeri umutlarını da adeta bitirdi. Tükenen umutların ardından çadırlarının ve ekmek parası için satmak için getirilen ürünleri koruma çabası kaldı. Rüzgar ile birlikte soğuk havanın hissedilirliği de artınca, tezgah açan esnaf da pişman oldu.
“Yukarı tükürse bıyık, aşağı
tükürse sakal”
Rüzgar ve yağmurun etkisi altında satış yapmaya çalışan pazarcı esnafı canından bezdi. Çadırlarını korumak için çadır direklerine sıkı sıkı sarılan esnaf, bir yandan da satış yaparak ısınmaya çalıştı. Tezgah açtığına pişman olan esnafın tek beklentisi ise; Kapalı Pazar Yeri’nin bir an önce gerçekleştirilmesi.
“Artık yeter…”
Yaz aylarının sona ermesiyle birlikte yağışların etkili olacağı ayların gelmesi, kapalı Pazar yeri sözünün samimi bir söz olmadığını düşündürdü. Çarşamba pazarında hüsrana uğrayan esnaf, bu günden Cumartesi günü yağmur yağmasın diye dua etmeye başladı. Açık alanda kendi başlarının çaresine bırakılmış gibi işlerini ircaa etmeye çalışan pazarcı esnafı adeta çamura saplandı. Satışların da etkilendiği Çarşamba pazarında, umutlar da tükendi.
Kapalı Pazar yeni ne zaman
yapılacak?
Yağmur, rüzgar ve soğuk pazarcı esnafının ekmeğini taştan çıkarır vaziyete gelmesine neden olurken, geride bırakılan sıcak aylarda bu durumun da plansız ve programsız bir şekilde ilerlediğini gözler önüne serdi. Kapalı Pazar yeri sözünün bu kış da tutulmayacağa benziyor. Sıcak aylarda böyle bir çalışmanın hayata geçirilmemesi, artık gecikmiş bir söz olduğunu da
gözler önüne serdi. Kapalı Pazar yeri sözünün bu kış da tutulmayacağa benziyor. Sıcak aylarda böyle bir çalışmanın hayata geçirilmemesi, artık gecikmiş bir söz olduğunu da gösterdi. Esnafın çaresizlikten isyan ettiği pazarda, yakılan küçük bir ateş ile ısınmaya çalışması da çaresizliği gözler önüne serdi. Satış yapmaya çalışırken, rüzgardan çadırı korumaya çalışan ve ısınmaya çalışan esnaf hayatta kalma savaşı verdi adeta. Pazarcılığın en zor olduğu dönemler olan kış aylarında pazarcı esnafı adeta kendi dertlerinin arasında yanlı bırakılmış durumda, ekmek parasını kazanmaya çalışıyor.

Yorum Yazın

1 Defa Yorum Yapılmış.

  1. Başkan şarkı söyle şiir okur şehrin bir yerine heykel yaptırır çiçek diker; şimdi şikayet edenler bile bu yaşananları unutup "vay en büyük başkan bizim başkan" nidaları atarlar. İnsanoğlunu anlamak mümkün değil. Senelerce yapmaz yapmaz yapmaz tam seçim gelecek çalışmaya başlarlar tut ki kapalı pazar yerini de o zaman gündeme sokar. Sonra pazar girişinde esnafın "bize bu eseri kazandıran büyük başkana pazarcı esnaf olarak çok teşekkür ederiz" diye koca koca pankartlarını görürüz. Yazın kenara. Sandık geldiği zaman hizmet değerlendirmesi yapmayız da olaya siyasi bakışımızla yaklaşıp yine önümüzdeki seneleri ipotek altına alırız.